İngiltere'de bir genç kızın bıçaklanarak öldürülmesi ve ardından düzenlenen protestoda polise saldırılması, ülkede aşırı sağcı grupların bu tür trajedileri nasıl 'ahlaki panik' yaratmak için kullandığını bir kez daha gündeme getirdi. İçişleri Bakanı, eylemcileri bir trajediyi şiddet körüklemek için kullanmakla suçlarken, uzmanlar olayın arkasındaki bağlamı dikkatle incelemek gerektiğini vurguluyor.
Saldırı ve protesto: Ne oldu?
Olay, 13 yaşındaki bir öğrencinin okul yakınlarında bıçaklanarak öldürülmesiyle başladı. Saldırı sonrası gözaltına alınan zanlı, olay yerinde kelepçeli bir şekilde beklerken, kurbanın kelepçeli olduğu halde yerde yatarken çekilen görüntüleri sosyal medyada yayıldı. Bu görüntüler, özellikle aşırı sağcı gruplar tarafından 'adaletsizlik' ve 'göçmen tehdidi' gibi söylemlerle manipüle edildi. Saldırının ardından düzenlenen protestoda, polis memurları taş ve şişe gibi cisimlerle hedef alındı; çok sayıda polis yaralandı.
İngiltere İçişleri Bakanı, yaptığı açıklamada, 'bir trajedinin aktivistler tarafından şiddet için kullanılmasını' kınadı ve olayın siyasi amaçlar için istismar edilmesine izin vermeyeceklerini söyledi. Ancak uzmanlar, hükümetin de bu tür olaylarda kendi politikalarını meşrulaştırmak için aşırı sağ söylemleri kullanma eğiliminde olduğunu belirtiyor.
Aşırı sağın taktiği: Ahlaki panik
FRANCE 24'e konuşan Onursal Araştırma Görevlisi Aaron Edwards, bu tür olayların aşırı sağ tarafından 'ahlaki panik' yaratmak için sistematik olarak kullanıldığını söyledi. Edwards, 'Bu gruplar, toplumdaki korku ve öfkeyi körükleyerek kendilerine siyasi alan açmaya çalışıyor. Özellikle gençlerin hedef alındığı şiddet olayları, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı gibi duyguları harekete geçiriyor' dedi. Aşırı sağcı grupların, suç oranlarını abartarak veya çarpıtarak, toplumda bir güvensizlik hissi yaydığını ve bunu göçmen karşıtı politikalara destek toplamak için kullandığını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere, son yıllarda artan bıçaklama saldırılarıyla mücadele ediyor. 2023 verilerine göre, İngiltere ve Galler'de bıçakla işlenen suçlar 50 bini aştı. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bıçak taşıma kültürü, hükümeti daha sert önlemler almaya itiyor. Ancak Edwards, bu sorunun kökeninde sosyal eşitsizlik, yoksulluk ve fırsat eşitsizliği gibi yapısal faktörlerin yattığını, aşırı sağın ise bunu göçmenlere ve azınlıklara yönelik nefret söylemi için kullandığını vurguluyor. Benzer örüntüler, Fransa, Almanya ve İsveç gibi diğer Avrupa ülkelerinde de gözlemleniyor. Aşırı sağ, megafon görevi gören sosyal medyayı kullanarak, her bir trajediyi kendi ideolojik söylemine dönüştürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa'da artan aşırı sağ ve yabancı düşmanlığından doğrudan etkilenmektedir. Özellikle Almanya, Fransa ve Hollanda gibi büyük Türk diasporasının bulunduğu ülkelerde, bu tür ahlaki panik dalgaları Türk toplumuna yönelik nefret suçlarını artırabilir. Ayrıca, Avrupa'daki aşırı sağın yükselişi, Türkiye'nin AB ile ilişkileri ve göç anlaşmaları üzerinde baskı yaratabilir. Türk yetkililerin, bu tür olayları yakından izlemesi ve gerektiğinde diplomatik girişimlerde bulunması önem taşımaktadır.