ABD'de federal asgari ücret 2009'dan bu yana saat başına 7,25 dolarda sabit kalırken, konut, sağlık ve çocuk bakımı gibi temel ihtiyaçların maliyeti hızla artıyor. Çalışanların en acil sorunu ise daha basit: maaş çekleri çok düşük. Uzmanlar, enflasyon ve artan yaşam maliyetleri karşısında asgari ücretin yetersiz kaldığını ve acilen yükseltilmesi gerektiğini vurguluyor.
Arka plan
Federal asgari ücretin 7,25 dolar olarak belirlendiği 2009'dan bu yana, konut fiyatları ortalama %30, sağlık sigortası primleri ise %50'den fazla arttı. Childcare (çocuk bakımı) maliyetleri ise bazı eyaletlerde üniversite harçlarını geride bıraktı. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre, enflasyona göre düzeltilmiş asgari ücretin alım gücü 1968'den bu yana %40 azaldı.
Demokrat Parti'nin önerdiği 15 dolar saatlik asgari ücret yasası Senato'da takılı kalırken, 30 eyalet kendi asgari ücretlerini federal seviyenin üzerine çıkardı. Ancak güney eyaletlerinde hala 7,25 dolar geçerli. Ekonomistler, asgari ücretin en az 12 dolara yükseltilmesinin yoksulluğu önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Asgari ücret tartışması sadece ABD'ye özgü değil. Gelişmiş ülkelerde asgari ücretin enflasyon karşısında erimesi benzer bir sorun. Almanya 2022'de asgari ücreti 12 avroya yükseltirken, İngiltere'de Ulusal Yaşam Ücreti 2024'te saat başına 11,44 sterlin oldu. Küresel düzeyde, düşük ücretler iç talebi baltalıyor ve gelir eşitsizliğini derinleştiriyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), asgari ücretin satın alma gücünün 2010'dan bu yana birçok ülkede gerilediğini rapor etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de asgari ücret 2024 yılı için net 17.002 TL olarak belirlenmiş, ancak yüksek enflasyon karşısında hızla erimeye başlamıştır. ABD'deki asgari ücret tartışması, Türkiye'deki benzer sorunun küresel bir boyutu olduğunu göstermektedir. Her iki ülkede de asgari ücretin alım gücünün korunması, ekonomik istikrar ve sosyal barış açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye'nin enflasyonla mücadele sürecinde ücret politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.