Eski ABD Başkanı Donald Trump, Minnesota’daki Eyalet Fuarı’nda düzenlediği mitingde beklediği kalabalığın çok altında bir katılım görmesi üzerine büyük bir öfke krizi yaşadı. Öyle ki, kendisine yakın kaynaklara göre Trump, küçük kalabalığın fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılmasını engellemek için ekibine talimat verdi. Bu gelişme, Trump’ın 2024 seçim kampanyasında hâlâ büyük bir kitle çekme gücüne sahip olduğu imajını koruma çabası olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump’ın Minnesota Eyalet Fuarı’ndaki mitingi, geleneksel olarak Cumhuriyetçi adayların eyaletteki desteğini ölçmek için önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Ancak bu yıl beklenenin aksine, binlerce kişilik kapasiteye sahip alana sadece birkaç yüz kişi geldi. Trump’ın ekibi, başlangıçta kalabalığı olduğundan fazla göstermek için yakın çekim fotoğraflar paylaştı; ancak muhabirler ve bağımsız gözlemciler geniş açılı boş alanları gösteren görüntüleri yayınlayınca gerçek ortaya çıktı.
White House yardımcıları, Trump’ın bu duruma son derece sinirlendiğini ve “Bu bir utanç” dediğini aktarıyor. Sosyal medya yöneticilerine, “Bu fotoğrafları hemen silin, yoksa sizi işten atarım” talimatı verdiği bildiriliyor. Daha önce de Trump’ın miting kalabalıkları konusunda takıntılı olduğu biliniyor; 2017’deki göreve başlama törenindeki katılım sayısı hakkında yalan söylediği için eski basın sözcüsü Sean Spicer’ı eleştirmişti.
Bunun yanı sıra, Trump’ın 4 Temmuz Bağımsızlık Günü’nde South Dakota’nın Rushmore Dağı anıtında yapmayı planladığı konuşma öncesinde de benzer endişeler var. Beyaz Saray yetkilileri, sıkı güvenlik önlemleri ve aşırı sıcakların katılımı düşürebileceğinden kaygılanıyor. Ancak Trump, “En büyük kalabalığı ben toplarım” söylemini sürdürmekte ısrarcı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump’ın miting katılımındaki düşüş, sadece kişisel bir hayal kırıklığı değil, aynı zamanda 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içindeki güç dengesine de işaret ediyor. Florida Valisi Ron DeSantis ve eski Başkan Yardımcısı Mike Pence gibi rakipler, benzer etkinliklerde daha yüksek katılım bildiriyor. Bu durum, Trump’ın partideki tartışmasız lider konumunun sorgulanmasına neden oluyor.
Küresel ölçekte, Trump’ın seçim kampanyasındaki bu zayıflık işaretleri, ABD’nin dış politikasını da etkileyebilir. Trump’ın yeniden seçilmesi durumunda, uluslararası toplumla ilişkilerinde daha öngörülemez ve popülist bir çizgi izlemesi bekleniyor. Ancak mitinglerdeki düşük katılım, Trump’ın halk nezdinde eski popülaritesini kaybettiğini gösteriyor. Özellikle Çin, Rusya ve Ortadoğu’daki aktörler, ABD seçimlerindeki bu dinamikleri yakından takip ediyor.
Analistler, Trump’ın miting takıntısının aslında bir güç gösterisi olduğunu belirtiyor. Tarihsel olarak, başkanlık seçimlerinde büyük miting kalabalıkları her zaman zafer garantisi olmadı; örneğin 2016’da Hillary Clinton’ın mitingleri Trump’tan daha küçüktü ancak seçimi kazanması bekleniyordu. Ancak Trump, bu ölçütü kişisel bir başarı göstergesi olarak gördüğü için düşük katılım onu derinden etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın siyasi geleceği, Ankara’nın Washington ile ilişkilerini de yakından ilgilendiriyor. Trump döneminde Türkiye, Suriye’nin kuzeyinden çekilme kararı, S-400 krizi ve F-35 programından çıkarılma gibi kritik gelişmeler yaşadı. Eğer Trump yeniden başkan seçilseydi, bu politikaların devam etmesi ve Türkiye-ABD ilişkilerinde benzer bir gerilimli seyir izlenmesi muhtemeldi. Ancak miting katılımındaki düşüş, Trump’ın seçilme şansının azalabileceğine işaret ediyor. Bu durumda, Biden yönetiminin daha kurumsal ve öngörülebilir bir dış politika izlemesi bekleniyor. Bununla birlikte, ABD’deki siyasi kutuplaşma ve popülist eğilimler devam ettiği sürece, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde yapısal sorunların çözülmesi kolay görünmüyor. Bu haber, Türkiye’nin ABD seçimlerini yakından takip etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.