Güney Koreli gıda ihracatçıları, Vietnam’ı artık yalnızca kimchi, hazır erişte ve premium meyve satılan bir pazar olarak görmüyor. Seul yönetimi, Güneydoğu Asya’nın en önemli ticaret ortaklarından biri haline gelen Vietnam’ı, tüm ASEAN bölgesine yönelik gıda ihracatında bir lojistik ve dağıtım üssü olarak konumlandırıyor. Bu hamle, Koreli şirketlerin Asya-Pasifik’teki büyüme stratejilerinin merkezinde yer alıyor.
Vietnam’ın Stratejik Önemi
Vietnam, 100 milyonu aşan nüfusu ve hızla büyüyen ekonomisiyle Güneydoğu Asya’nın en dinamik pazarlarından biri. Ülke, ASEAN üyesi olarak bölge içi ticaret anlaşmalarından yararlanırken, aynı zamanda Çin’e yakınlığı ve gelişmiş liman altyapısıyla lojistik bir merkez haline geliyor. Güney Kore Tarım, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı’nın verilerine göre, Kore gıda ihracatı 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 15 artarak 12 milyar dolara ulaştı. Bu artışta Vietnam’a yapılan ihracatın yüzde 20’lik büyümesi etkili oldu. Koreli firmalar, Vietnam’da soğuk hava depoları ve işleme tesisleri kurarak hem yerel tüketimi hem de bölgesel dağıtımı hedefliyor. Örneğin, CJ CheilJedang ve Nongshim gibi dev şirketler, Vietnam’da üretim tesislerini genişleterek ASEAN ülkelerine hazır gıda ürünleri ihraç ediyor.
Bu strateji, Kore’nin tarım ürünleri ihracatında Çin’e olan bağımlılığını azaltma çabalarının da bir parçası. Çin’in pandemi sonrası yavaşlayan ekonomisi ve artan ticaret engelleri, Koreli ihracatçıları alternatif pazarlara yöneltti. ASEAN, toplam 680 milyonluk nüfusu ve büyüyen orta sınıfıyla cazip bir pazar sunuyor. Güney Kore’nin ASEAN ülkelerine gıda ihracatı 2023’te 4,5 milyar dolara ulaşırken, bu rakamın 2027’ye kadar 7 milyar dolara çıkması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Kore’nin Vietnam merkezli ASEAN stratejisi, sadece ticari bir hamle değil, aynı zamanda jeopolitik bir pozisyon almayı da içeriyor. Seul, Çin’in artan etkisine karşı ASEAN ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirirken, ABD ve Japonya ile de işbirliğini sürdürüyor. Vietnam, hem Çin hem de ABD ile dengeli ilişkiler kurabilen nadir ülkelerden biri olarak, Koreli şirketlere istikrarlı bir üretim üssü sağlıyor. Ayrıca, Vietnam’ın imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları (EVFTA, CPTPP gibi), Koreli ürünlerin diğer pazarlara düşük gümrük vergileriyle girmesine olanak tanıyor.
Bu gelişme, küresel gıda tedarik zincirlerinde de önemli bir değişime işaret ediyor. Artan jeopolitik gerilimler ve iklim değişikliği, ülkeleri gıda arzını çeşitlendirmeye itiyor. Kore’nin Vietnam hamlesi, diğer Asya ülkelerine de örnek olabilir. Örneğin, Japonya da benzer şekilde Tayland ve Endonezya’yı lojistik üs olarak kullanmayı değerlendiriyor. Öte yandan, Vietnam’ın hızla artan gıda ithalatı, ülkenin kendi tarım sektörü üzerinde baskı yaratabilir; ancak Koreli yatırımlar, yerel istihdamı ve teknoloji transferini artırarak bu etkiyi dengeleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde tarım ve gıda ihracatında Afrika ve Orta Doğu’ya yönelirken, Güneydoğu Asya pazarına henüz yeterince nüfuz edememiştir. Kore’nin Vietnam stratejisi, Türkiye’nin de ASEAN ile ticaret anlaşmalarını hızlandırması gerektiğini gösteriyor. Türk gıda ürünleri (kuru meyve, zeytinyağı, unlu mamuller) için Vietnam ve komşu ülkeler potansiyel bir pazar oluşturuyor. Ayrıca, Türkiye’nin lojistik üs olarak Mersin ve İstanbul limanlarını kullanması, Kore’nin Vietnam’a yaptığı yatırımlara benzer bir model olarak değerlendirilebilir. Bu gelişme, küresel tedarik zincirlerinde çeşitlenme eğiliminin arttığını ve Türkiye’nin bu sürece uyum sağlaması gerektiğini ortaya koyuyor.