Arjantin, 14 yaşındaki Agostina Vega'nın bu ay başında ülkenin orta kesimindeki Córdoba kentinde vahşice öldürülmesinin ardından büyük bir öfke ve üzüntü dalgasıyla sarsılıyor. Olay, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin en trajik örneklerinden biri olarak hafızalara kazınırken, binlerce kişi Çarşamba günü başkent Buenos Aires başta olmak üzere ülke genelinde sokaklara döküldü. ‘Ni una menos’ (Bir kadın daha eksik) sloganları altında bir araya gelen kalabalıklar, hükümetten kadın cinayetlerine karşı acil ve etkili önlemler almasını talep etti.
Agostina Vega cinayeti ve toplumsal tepki
Agostina Vega'nın cansız bedeni, 8 Temmuz'da Córdoba'nın dış mahallelerinde bir arsada bulundu. Genç kızın boğularak öldürüldüğü ve cinsel saldırıya uğradığı belirlendi. Olayın ardından gözaltına alınan iki şüpheli, cinayeti itiraf etti. Ancak bu itiraflar, kamuoyundaki öfkeyi dindirmek yerine daha da körükledi. Zira Agostina, daha önce de şiddet mağduru olan kadınlardan sadece biriydi. Arjantin'de her 35 saatte bir kadın cinayeti işleniyor; 2023 yılında 250'den fazla kadın, toplumsal cinsiyet temelli şiddet sonucu hayatını kaybetti.
Protestolar, sadece büyük şehirlerle sınırlı kalmadı. Rosario, Mendoza, La Plata ve Salta gibi kentlerde de on binlerce kişi meydanları doldurdu. Göstericiler, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'na yürüyerek ‘yeter artık’ mesajı verdi. Kadın örgütleri, hükümetin 2019'da yürürlüğe giren ‘Micaela Yasası’ gibi toplumsal cinsiyet eşitliği yasalarının uygulanmasında başarısız olduğunu savunuyor. Ayrıca, yargı süreçlerinin yavaş işlemesi ve faillerin çoğu zaman hafif cezalarla kurtulması da eleştirilerin odağında.
Bölgesel ve küresel boyut
Arjantin'deki ‘Ni una menos’ hareketi, aslında 2015 yılında genç bir kızın öldürülmesinin ardından başlamış ve kısa sürede Latin Amerika'ya yayılmıştı. Bugün artık uluslararası bir sembol haline gelen hareket, Meksika, Şili, Brezilya, Peru ve Kolombiya gibi ülkelerde de kadına yönelik şiddete karşı mücadelenin simgesi. Özellikle Meksika'da her gün ortalama 10 kadın cinayeti işlenirken, protestolar bu ülkede de sıklıkla patlak veriyor. Küresel boyutta ise Birleşmiş Milletler verileri, dünya genelinde her 11 dakikada bir kadının veya kız çocuğunun aile üyeleri tarafından öldürüldüğünü ortaya koyuyor.
Bu bağlamda Agostina Vega cinayeti, sadece Arjantin'in değil, tüm dünyanın yüzleşmesi gereken bir sorunu yeniden gündeme taşıdı. Latin Amerika ülkeleri, kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal düzenlemeler yapmış olsa da, uygulamadaki zafiyetler nedeniyle istenen sonuç alınamıyor. Ekonomik krizler, yoksulluk ve toplumsal eşitsizlikler de bu sorunu derinleştiren faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Arjantin'deki bu olay, kadına yönelik şiddetin evrensel bir sorun olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye'de de kadın cinayetleri ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği önemli bir gündem maddesi. 2023'te 300'den fazla kadın öldürülürken, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı uluslararası kamuoyunda eleştirilere yol açmıştı. Bu haber, Türkiye'deki kadın örgütlerinin ve aktivistlerin mücadelesine uluslararası bir perspektif sunuyor. Her ne kadar doğrudan bir dış politika etkisi bulunmasa da, kadına yönelik şiddetle mücadelede küresel dayanışmanın önemini vurguluyor.