Arizona eyaletinin Phoenix kentinde trafik güvenliğini artırmak amacıyla 2025 başında devreye alınan yeni hız kameraları, sadece iki ay içinde 30 binin üzerinde trafik ihlali tespit etti. Bu, dakikada yaklaşık 0,3 ihlal anlamına geliyor ve her üç dakikada bir kameraya yakalanan bir sürücü olduğu gerçeğini ortaya koyuyor. Uygulama özellikle yaya ölümlerinin yoğun olduğu bölgelerde hayata geçirilirken, veriler kentteki hız sorununun boyutunu gözler önüne serdi.
Artan Yaya Ölümleri ve Hız Kamerası Kararı
Arizona, ulusal çapta en yüksek yaya ölüm oranlarından birine sahip. 2024'te eyalette 1.000'den fazla yaya hayatını kaybetti ve bu rakam son on yılda %30 arttı. Yetkililer, hızın en büyük etken olduğunu belirleyerek yoğun yaya trafiğine sahip noktalara sabit ve mobil hız kameraları yerleştirdi. Kameralar Şubat 2025'te faaliyete geçti ve Mart sonu itibarıyla 30.247 hız ihlali kaydedildi. Bu ihlallerin çoğu, hız sınırının 40 km/sa olduğu okul bölgelerinde meydana geldi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Benzer Uygulamalar Yaygınlaşıyor
Arizona'daki bu uygulama, ABD'de hız kameralarının kullanımının arttığı bir döneme denk geliyor. Ülkede 20'den fazla eyalet, benzer sistemleri hayata geçirdi. Ancak hız kameraları sıklıkla sürücü hakları savunucularının tepkisini çekiyor. Bazı kesimler, bu cihazların sadece gelir elde etmeye yönelik olduğunu savunsa da, veriler yaya ölümlerinde %25'e varan bir azalma olduğunu gösteriyor. Küresel ölçekte İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde yaygın olan hız kameraları, Türkiye'de de son yıllarda arttırılan denetimlerle benzerlik taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de trafik kazaları ve yaya ölümleri önemli bir sorun. 2024 verilerine göre yılda yaklaşık 5 bin kişi trafik kazalarında hayatını kaybediyor. Hız kameraları Türkiye'de de etkin şekilde kullanılıyor; ancak Arizona'daki gibi yaya odaklı ve yoğun denetimler, Türkiye'deki belediyeler için bir model oluşturabilir. Özellikle büyükşehirlerde yaya güvenliğini artırmak için kamera sayısının artırılması, kazaları azaltmada etkili olabilir. Ayrıca, ABD'deki bu deneyim, teknolojinin trafik güvenliğine katkısını göstererek Türk kamuoyunda benzer uygulamalara desteği artırabilir.