İngiltere'de arıcılar, istilacı Asya eşek arısının (Vespa velutina) bal arısı kolonileri ve diğer tozlaştırıcı böcekler üzerindeki yıkıcı etkisine karşı ulusal bir farkındalık kampanyası başlatılması çağrısında bulundu. Uzmanlar, hızla yayılan türün "tozlaştırıcı çölleri" oluşturduğunu ve bunun gıda güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
İstilacı Türün Yayılımı ve Etkileri
Asya eşek arısı, ilk olarak 2004 yılında Fransa'ya bağlı Korsika Adası'nda görüldü ve o zamandan beri Batı Avrupa'da hızla yayıldı. İngiltere'ye ilk kez 2016 yılında ulaşan tür, özellikle güney kıyılarında koloniler oluşturdu. Arıcılar, bu istilacı yırtıcının bal arısı kovanlarına saldırarak işçi arıları avladığını ve kolonilerin çökmesine neden olduğunu vurguluyor. Bir Asya eşek arısı kolonisi, günde 50'ye kadar bal arısı avlayabiliyor ve bu da arıcılık faaliyetlerini ciddi şekilde tehdit ediyor.
İngiltere Arıcılık Derneği (BBKA) sözcüsü, "Asya eşek arıları sadece bal arılarını değil, yaban arıları, kelebekler ve diğer tozlaştırıcıları da avlıyor. Bu durum, tarımsal üretim için hayati önem taşıyan tozlaşma hizmetlerini azaltıyor. Meyve, sebze ve tahıl üretiminde verim düşüklüğü riskiyle karşı karşıyayız" dedi. Uzmanlar, istilacı türün yayıldığı bölgelerde tozlaştırıcı popülasyonlarının %80'e varan oranda azalabileceğini öngörüyor.
Asya eşek arısı, bal arılarının yanı sıra insan sağlığı için de risk oluşturuyor. Özellikle alerjik bireylerde ciddi reaksiyonlara yol açabilen arı sokmaları, acil servis başvurularında artışa neden olabilir. İngiliz hükümeti, 2023 yılında türün yayılımını kontrol altına almak için 4,5 milyon sterlinlik bir fon ayırdığını açıklamıştı, ancak arıcılar bu çabaların yetersiz olduğunu savunuyor.
Gıda Güvenliği ve Ekonomik Boyut
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), tozlaştırıcıların küresel tarımsal üretimin üçte birinden sorumlu olduğunu tahmin ediyor. Asya eşek arısının yayılması, bu hizmetin azalmasına ve dolayısıyla gıda fiyatlarının artmasına yol açabilir. İngiltere'de tarım sektörü, yıllık 27 milyar sterlinlik bir ekonomik değer yaratıyor ve tozlaşma hizmetlerinin bu üretimdeki katkısı yaklaşık 700 milyon sterlin olarak hesaplanıyor.
Arıcılar, hükümetin ulusal bir farkındalık kampanyası başlatarak halkı Asya eşek arısının tanınması, raporlanması ve kontrolü konusunda bilinçlendirmesini istiyor. Ayrıca, ithal edilen saksı bitkileri ve kereste gibi ürünlerle ülkeye giriş yapabilecek arı kraliçelerine karşı sıkı denetim çağrısı yapılıyor. İngiltere Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (DEFRA), istilacı türlerle mücadele için yerel yönetimlerle işbirliği içinde olduklarını ve halkın şüpheli arıları bildirmesi için çevrimiçi bir platform oluşturduklarını belirtti.
Uzmanlar, Asya eşek arısının iklim değişikliğiyle birlikte daha kuzey bölgelere yayılabileceğini ve bu durumun önümüzdeki on yılda İskoçya ve İrlanda gibi bölgeleri de etkileyebileceğini öngörüyor. Avrupa Birliği, 2022 yılında Asya eşek arısını "Birlik için endişe verici istilacı yabancı tür" listesine eklemişti. Bu statü, üye ülkelerin türün yayılımını izleme ve kontrol etme yükümlülüğünü beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Asya eşek arısı (Vespa velutina), Türkiye'de henüz yaygın olarak görülmese de, iklim değişikliği ve artan ticaret hacmi nedeniyle risk altında. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Asya ve Avrupa arasında köprü görevi gördüğünden, istilacı türlerin girişine açık. Arıcılık, Türkiye'de özellikle kırsal kesimde önemli bir geçim kaynağı; ülke, dünyanın en büyük bal üreticilerinden biri. Asya eşek arısının Türkiye'ye girmesi durumunda bal üretimi ve tarımsal tozlaşma ciddi zarar görebilir. Bu nedenle, erken uyarı sistemleri ve sınır denetimlerinin güçlendirilmesi, Türkiye'nin gıda güvenliği ve ekonomik istikrarı için kritik önem taşıyor.