İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, başkent Tahran'da Hamas ve Hizbullah'tan üst düzey heyetlerle bir araya geldi. Görüşmede, bölgedeki son siyasi ve askeri gelişmeler, özellikle Gazze'deki ateşkes süreci ve Lübnan'daki durum masaya yatırıldı. İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, taraflar ‘direniş ekseni’ olarak adlandırılan ittifakın koordinasyonunu güçlendirme konusunda mutabık kaldı. Toplantıya Hamas'ın siyasi büro üyeleri ile Hizbullah'ın Tahran temsilcisi katıldı.
Gelişmenin arka planı
Arakçi'nin bu görüşmesi, İran'ın dış politikasında ‘dengeli angajman’ olarak tanımlanan yeni bir döneme işaret ediyor. İran, bir yandan Batı ile nükleer müzakereleri sürdürürken, diğer yandan bölgesel müttefikleriyle ilişkilerini canlı tutmaya çalışıyor. Hamas ve Hizbullah, İran'ın ‘direniş ekseni’ olarak bilinen stratejik ortaklığının temel taşları arasında yer alıyor. Özellikle Gazze'deki son çatışmaların ardından, İran'ın bu gruplara verdiği destek uluslararası kamuoyunda yeniden tartışma konusu oldu. Görüşmede ayrıca, Yemen'deki Husiler ve Suriye'deki İran bağlantılı gruplarla koordinasyonun da ele alındığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre, bu tür yüksek düzeyli toplantılar, İran'ın bölgesel nüfuzunu koruma ve ABD-İsrail bloğuna karşı caydırıcılığını artırma stratejisinin bir parçası. Arakçi'nin daha önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında Avrupalı mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerin ardından bu toplantıyı düzenlemesi, Tahran'ın hem diplomatik hem de askeri kanalları aynı anda kullanma kapasitesine işaret ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu görüşme, Ortadoğu'da tırmanan gerilimlerin ortasında gerçekleşti. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve Lübnan sınırında Hizbullah ile artan çatışmalar, bölgesel savaş riskini gündeme getiriyor. ABD, İran'ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteği azaltması için Tahran'a baskı yaparken, İran ise bu grupların meşru müdafaa hakkını savunuyor. BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yönelik yaptırımların yeniden uygulanması tartışılırken, Tahran'ın bu tür toplantılarla ‘vazgeçilmez bölgesel aktör’ imajını pekiştirmeye çalıştığı yorumları yapılıyor.
Rusya ve Çin'in İran'la yakın ilişkileri de hesaba katıldığında, bu görüşmenin küresel güç dengeleri açısından da önemi büyük. İran, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda Batı karşıtı blokla işbirliğini derinleştirirken, bölgesel müttefikleriyle koordinasyonu da bu stratejinin bir parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde İran'ın nükleer dosyada esneklik gösterirken, bölgesel alanda daha iddialı bir politika izleyebileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın Hamas ve Hizbullah'la koordinasyonu, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, bir yandan Filistin davasına verdiği destekle Hamas'la ilişkilerini sürdürürken, diğer yandan İran'ın bölgesel nüfuzunun artmasından rahatsızlık duyuyor. Özellikle Suriye ve Irak'ta yaşanan nüfuz mücadelesi, Ankara ile Tahran arasında zaman zaman gerginliğe yol açıyor. Bu toplantı, İran'ın ‘direniş ekseni’ni güçlendirme çabası olarak okunursa, Türkiye'nin bu ittifaka karşı dengeleyici adımlar atması beklenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin BM nezdinde yürüttüğü Gazze ateşkesi girişimlerinin, İran'ın farklı bir gündemle hareket etmesi halinde sekteye uğrama riski var. Bu nedenle, Ankara'nın hem diplomatik hem de istihbari kanalları açık tutarak gelişmeleri yakından izlemesi stratejik önem taşıyor.