Filistin Eğitim Bakanlığı, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da üç yıl boyunca sürdürdüğü saldırılar sonucunda toplam 20.748 Filistinli öğrencinin ve 1.058 eğitim ve idari personelin hayatını kaybettiğini bildirdi. Bakanlık, eğitim kurumlarına yönelik ihlallere ilişkin istatistiksel raporunda, bu rakamların soykırımın boyutunu gözler önüne serdiğini vurguladı. Raporda ayrıca yüzlerce okulun yıkıldığı, binlerce öğrencinin eğitim hakkından mahrum kaldığı ve altyapının büyük ölçüde tahrip edildiği belirtildi.
Eğitim Sistemine Yönelik Sistematik Saldırılar
Filistin Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre, İsrail güçlerinin üç yıllık saldırıları sırasında Gazze Şeridi'nde 20.748 öğrenci yaşamını yitirdi. Bu sayı, bölgedeki toplam öğrenci nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturuyor. Aynı dönemde 1.058 öğretmen, idareci ve eğitim personeli de hayatını kaybetti. Bakanlık, bu kayıpların sadece rakamlardan ibaret olmadığını, her birinin bir ailenin yıkımı ve geleceğin yok olması anlamına geldiğini ifade etti.
Raporda, İsrail'in eğitim kurumlarına yönelik saldırılarının sistematik bir hal aldığı belirtildi. Yüzlerce okul binası tamamen yıkılırken, binlercesi kullanılamaz hale geldi. Birçok okulun sığınak olarak kullanılmasına rağmen bombalandığı, bunun da uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulandı. Eğitim Bakanlığı, saldırıların sadece fiziksel altyapıyı değil, aynı zamanda Filistin halkının geleceğini de hedef aldığını kaydetti.
İstatistiksel rapor, saldırıların başladığı tarihten bu yana geçen üç yıllık süreci kapsıyor. Bakanlık, bu süre zarfında eğitim faaliyetlerinin neredeyse tamamen durma noktasına geldiğini, öğrencilerin büyük bir kısmının bir yıldan fazla süredir okula gidemediğini açıkladı. Uzaktan eğitim imkanlarının da altyapı yetersizliği ve sürekli elektrik kesintileri nedeniyle işlevsiz kaldığı belirtildi.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Filistin Eğitim Bakanlığı'nın raporu, uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, İsrail'in eğitim kurumlarına yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil edebileceğini daha önce defalarca dile getirmişti. Ancak somut bir yaptırım uygulanmaması, saldırıların cezasız kalmasına yol açıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin konuya ilişkin soruşturmaları devam ederken, Filistin yönetimi birçok ülkeden destek bekliyor.
Raporda ayrıca, eğitim personelinin hedef alınmasının gelecek nesiller üzerinde yıkıcı etkiler yaratacağı belirtildi. Öğretmenlerin öldürülmesi, eğitim sisteminin çökmesine ve nitelikli iş gücünün yok olmasına neden oluyor. Bakanlık, uluslararası toplumu acil müdahaleye ve İsrail'e baskı yapmaya çağırdı. Aksi takdirde Filistin'de eğitimin tamamen yok olacağı uyarısında bulunuldu.
Öte yandan, işgal altındaki Batı Şeria'da da benzer ihlaller yaşanıyor. Filistinli öğrenciler, İsrail askerlerinin müdahaleleri, yerleşimci saldırıları ve seyahat kısıtlamaları nedeniyle eğitimlerine devam etmekte zorlanıyor. Bakanlık, Batı Şeria'daki okullara yönelik saldırıların da raporun kapsamına alındığını ve toplam kayıpların bu bölgeyi de içerdiğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin politikası ve bölgesel güvenlik açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Türkiye, uzun süredir İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sert bir şekilde eleştiriyor ve Filistin halkının yanında duruyor. Eğitim alanındaki kayıplar, Türkiye'nin insani yardım ve diplomatik girişimlerini daha da artırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkiliyor; radikalleşme ve göç dalgaları riski artıyor. Türkiye, uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik yaptırım çağrılarını güçlendirerek, Filistinli öğrencilerin eğitim hakkının korunması için daha fazla inisiyatif alabilir.