ABD Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez (D-N.Y.), artan fiyat artışları ve pazar hakimiyetleri karşısında büyük teknoloji şirketlerinin 'dağıtılması' gerektiğini savundu. Fox News’e verdiği mülakatta 'Bu büyük şirketlerin sorunu, kendilerini hükümet sanmaları, hükümet olmak istemeleri' diyen Ocasio-Cortez, bu firmaların 'tamamen denetimsiz güç' peşinde olduğunu vurguladı. Söz konusu açıklamalar, özellikle Meta, Amazon ve Google gibi devlerin son dönemdeki fiyat artışları ve kullanıcı verilerini kullanma biçimlerine yönelik artan eleştirilerin gölgesinde geldi.
Büyük teknolojinin gücü ve fiyat artışları
Ocasio-Cortez, teknoloji devlerinin reklam gelirleri ve abonelik modelleri aracılığıyla tüketicilere yansıttığı fiyat artışlarına dikkat çekti. Özellikle enflasyonist ortamda, Amazon’un platformundaki üçüncü taraf satıcılardan aldığı komisyon oranlarını artırması, Meta’nın reklam maliyetlerini yükseltmesi ve Google’ın arama sonuçlarında kendi hizmetlerine öncelik vermesi, küçük işletmeler ve tüketiciler üzerinde baskı yaratıyor. Temsilci, rekabet eksikliğinin yenilikçiliği engellediğini ve bu şirketlerin 'adeta birer hükümet gibi davrandığını' belirtti. Ona göre, bu durum sadece ekonomik değil, aynı zamanda demokratik bir tehdit oluşturuyor.
Bölünme teklifleri ve siyasi yankılar
Ocasio-Cortez, daha önce de teknoloji şirketlerinin parçalanmasını öngören yasa tekliflerine destek vermişti. 2021’de sunulan 'Tekel Karşıtı Beş Temel Yasa' paketi kapsamında yer alan düzenlemeler, büyük platformların kendi ürünlerine avantaj sağlamasını yasaklamayı hedefliyor. Ancak bu girişimler, Kongre’nin iki partili yapısı ve güçlü lobi faaliyetleri nedeniyle şu ana kadar yasalaşamadı. Ocasio-Cortez'in son çıkışı, özellikle Demokrat Parti içindeki ilerici kanat ile ılımlılar arasındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Cumhuriyetçiler ise bu çağrıyı 'serbest piyasaya müdahale' olarak nitelendirirken, bazı milletvekilleri de Çin merkezli şirketlerin rekabeti karşısında Amerikan teknoloji devlerinin zayıflamasından endişe ediyor.
Küresel boyut ve benzer düzenlemeler
ABD’deki bu tartışmalar, Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA) gibi benzer düzenlemeleri hayata geçirdiği bir döneme denk geliyor. DMA kapsamında büyük teknoloji şirketlerine sıkı kurallar getirilirken, uymayanlara yıllık küresel cirolarının yüzde 10’una varan para cezaları verilebiliyor. Ocasio-Cortez’in açıklamaları, ABD’de de benzer bir yasal çerçevenin oluşturulması gerektiği yönündeki görüşleri güçlendiriyor. Uzmanlar, fiyat artışlarının sadece enflasyonla ilgili olmadığını, aynı zamanda pazar yoğunlaşmasının tüketiciye yansıyan ek maliyetler yarattığını belirtiyor. Bu gelişmeler, küresel ticaret dinamiklerini de etkileyerek diğer ülkelerdeki düzenleyici yaklaşımlara örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu tartışmalar, Türkiye’nin dijital ekonomi ve ticaret politikaları açısından da önem taşıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren büyük teknoloji şirketleri, artan fiyatlar ve veri kullanımı konularında benzer eleştirilere maruz kalıyor. Türkiye’nin 2022’de yürürlüğe koyduğu Dijital Hizmetler Vergisi ve Rekabet Kurumu'nun Google, Meta gibi firmalara yönelik soruşturmaları, yerel düzenlemelerin küresel eğilimlerle uyumlu olduğunu gösteriyor. Olası bir ABD düzenlemesi, Türkiye’deki teknoloji şirketlerinin iş modellerini de etkileyebilir; örneğin, reklam maliyetlerindeki değişimler yerel işletmelere yansıyabilir. Ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde DMA benzeri kuralların uyumlaştırılması gündeme gelebilir. Bu bağlamda, ABD’deki gelişmelerin yakından izlenmesi, Türk tüketici hakları ve rekabet politikaları için önemli bir referans noktası oluşturuyor.