Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Myanmar ile işbirliğini güçlendirmek ve diplomatik olarak izole edilmiş bu ülkeyi ASEAN'a tamamen yeniden entegre etmek için "mümkün olan her şeyi" yapacağını belirtti. Bu taahhüt, Myanmar Devlet Başkanı Min Aung Hlaing için Malezya'da düzenlenen ve alışılmadık derecede yüksek profilli resmi karşılama töreni sırasında geldi. Karşılama, Myanmar'ın 2021 darbesinden bu yana yönetimini meşrulaştırma çabalarına bir destek olarak yorumlandı ve ASEAN'ın askeri cuntaya yönelik baskısını zayıflatacağı gerekçesiyle eleştirilere yol açtı.
Gelişmenin arka planı: ASEAN'ın Myanmar ile sınavı
Myanmar ordusu, 1 Şubat 2021'de seçilmiş hükümete karşı darbe yaparak Devlet Başkanı Win Myint ve danışmanı Aung San Suu Çii'yi gözaltına aldı. Darbe, ülke çapında kitlesel protestolara ve ardından gelen şiddetli baskıya yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre, o tarihten bu yana 4.000'den fazla sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. ASEAN, 2021 Nisan'ında Myanmar konusunda beş maddelik bir konsensüs üzerinde anlaştı: şiddetin derhal durdurulması, taraflar arasında yapıcı diyalog, insani yardımın kolaylaştırılması, özel bir elçi atanması ve elçinin tüm taraflarla görüşebilmesi. Cunta, bu maddeleri uygulamadı; siyasi tutuklular serbest bırakılmadı, diyalog başlatılmadı ve ASEAN elçisinin Aung San Suu Çii ile görüşmesine izin verilmedi. Bunun üzerine ASEAN, Myanmar'ın askeri yönetimini 2021'den itibaren zirvelere ve dışişleri bakanları toplantılarına davet etmemeye başladı. Ancak Myanmar, 2025'te Malezya'nın ASEAN dönem başkanlığı sırasında tekrar davet edildi; bu, bloğun cuntaya yönelik tutumunda bir yumuşama olarak değerlendirildi.
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, göreve geldiğinden bu yana ASEAN'nın Myanmar konusunda daha esnek bir yaklaşım benimsemesini savunuyor. Enver, Myanmar'ın izolasyonunun ülkeyi Çin'e daha da yakınlaştırdığını ve ASEAN'ın etkisini azalttığını öne sürüyor. Ona göre, cuntayı dışlamak yerine diyaloğa dahil etmek, bloğun arabuluculuk kapasitesini artırabilir. Bu görüş, Endonezya ve Singapur gibi bazı üyeler tarafından şüpheyle karşılanıyor. Endonezya, cuntanın meşruiyet kazanmasına yol açacak her türlü adıma karşı çıkıyor. Singapur ise ASEAN'ın cuntaya karşı tutarlı bir baskı politikası izlemesi gerektiğini savunuyor. Buna karşın Tayland, Laos ve Kamboçya gibi ülkeler, Myanmar ile pragmatik ilişkileri sürdürmekten yana.
Min Aung Hlaing'in Malezya ziyareti, ASEAN üyesi bir ülke tarafından cunta liderine yapılan ilk resmi davet olma özelliği taşıyor. Ziyaret sırasında iki ülke arasında ekonomik işbirliği anlaşmaları imzalandı. Enver, Myanmar'ın ASEAN'a tam üye olarak dönmesi için "yapıcı bir yol" izleneceğini söyledi. Ancak insan hakları örgütleri, bu adımın cuntanın uluslararası alanda meşruiyet kazanmasına hizmet edeceğini belirtiyor. Uluslararası Af Örgütü, "Enver İbrahim'in Myanmar halkının taleplerini görmezden gelerek cuntayı meşrulaştırması kabul edilemez" açıklamasını yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut: ASEAN'ın etkinliği sorgulanıyor
ASEAN, 1967'de kurulduğundan bu yana bölgesel istikrarı korumayı ve üye ülkeler arasında işbirliğini artırmayı hedefledi. Ancak Myanmar krizi, bloğun karar alma mekanizmasının ve yaptırım gücünün sınırlarını ortaya koydu. ASEAN'ın "müdahale etmeme" ilkesi, üye ülkelerin iç işlerine karışmama geleneği, cuntaya yönelik etkili bir baskı mekanizması kurulmasını engelliyor. Çin ve Rusya, Myanmar'a silah ve diplomatik destek sağlayarak Batı yaptırımlarını dengelemeye çalışıyor. Çin, Myanmar'daki stratejik altyapı projeleri (Kyaukphyu limanı, petrol ve doğalgaz boru hatları) üzerinden ülkeye nüfuz ediyor. Bu durum, ASEAN'ın Myanmar üzerindeki etkisini azaltıyor.
Öte yandan, Myanmar'daki iç savaş, bölgesel güvenliği de tehdit ediyor. Çatışmalar nedeniyle yüz binlerce mülteci Tayland ve Hindistan'a sığındı. Uyuşturucu kaçakçılığı ve insan ticareti arttı. ASEAN'ın Myanmar'ı yeniden entegre etme çabası, bu sorunlarla mücadelede işbirliğini kolaylaştırabilir mi? Enver İbrahim'e göre, evet. Ancak eleştirmenler, cuntanın bu işbirliğini kendi meşruiyetini güçlendirmek için kullanacağını savunuyor. ASEAN'ın beş maddelik konsensüsünde ilerleme sağlanmadan Myanmar'ın tam üyeliğe dönmesi, bloğun inandırıcılığını zedeler.
Uluslararası toplum, ASEAN'ın Myanmar konusunda daha sert bir tutum almasını bekliyor. ABD ve AB, cuntaya yönelik yaptırımları sürdürüyor. Ancak ASEAN'ın bölgesel bir örgüt olarak kendi içinde bölünmüş olması, ortak bir politika belirlemesini zorlaştırıyor. Malezya'nın girişimi, bu bölünmüşlüğün bir yansıması olarak görülebilir. Enver İbrahim, İslam dünyasıyla da yakın ilişkiler kurmaya çalışan bir lider olarak, Myanmar'daki Müslüman Rohingya azınlığının durumunu da gündeme getirmeyi hedefliyor. Ancak cuntanın Rohingya'ya yönelik baskısı devam ederken, bu hedefe ulaşmak zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Myanmar'daki darbe sonrası süreci yakından takip ediyor ve ASEAN'ın bölgesel istikrarı koruma çabalarını destekliyor. Türkiye, 2012'de ASEAN ile "Diyalog Ortaklığı" kurmuştu ve bölgesel diyalog mekanizmalarında yer alıyor. Myanmar'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik ve diplomatik açılımlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Rohingya Müslümanlarına yönelik insani yardımlarıyla uluslararası alanda öne çıkıyor; ASEAN'ın cuntaya karşı tutumundaki yumuşama, Türkiye'nin insan hakları temelli dış politika söylemiyle çelişebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel örgütlerle ilişkilerinde insan hakları ve meşruiyet ilkelerini ne ölçüde önceliklendireceği sorusunu gündeme getiriyor.