Avrupa genelinde orman yangınlarının şiddeti ve sıklığı artarken, Yunanistan tarihi mirasını korumak için cesur ama tartışmalı bir yaklaşım benimsiyor. Antik tiyatrolardan tapınaklara kadar birçok arkeolojik sit alanı, alevlerin tehdidi altında. Ülke, bu eşsiz yapıları korumak için çevredeki doğal bitki örtüsünü bilinçli olarak seyreltme ve yangın söndürme sistemleri kurma pahasına, sit alanlarının çevresindeki doğal peyzajı değiştirmeyi göze alıyor. Bu strateji, kültürel mirasın korunması ile doğal çevrenin muhafazası arasında hassas bir denge kurmayı amaçlıyor.
Yangınlara Karşı Yeni Savunma Hattı
Yunanistan Kültür Bakanlığı, ülke genelindeki 250'den fazla arkeolojik alan ve anıt için yeni bir yangın önleme planı uygulamaya koydu. Plan kapsamında, sit alanlarının çevresine yangın kesici şeritler açılıyor, su depoları ve sprinkler sistemleri kuruluyor, ayrıca yangın anında eserlerin taşınması için hazırlıklar yapılıyor. Ancak en çok tartışılan uygulama, antik kalıntıların yakınındaki ağaç ve çalıların, yangının yayılmasını önlemek amacıyla kontrollü bir şekilde kesilmesi veya seyreltilmesi.
Yetkililer, bu önlemlerin özellikle Atina yakınlarındaki Akropolis, Delphi'deki Apollon Tapınağı ve Olympia'daki antik oyun alanları gibi dünyaca ünlü siteler için kritik olduğunu vurguluyor. Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, "Kültürel mirasımız, iklim değişikliğinin getirdiği yeni tehditlere karşı savunmasız. Yangınlar artık sadece ormanları değil, insanlığın ortak hafızasını da yok ediyor. Bu yüzden sit alanlarını korumak için daha radikal adımlar atmak zorundayız" dedi.
Geçtiğimiz yaz aylarında Rodos adasında çıkan büyük yangın, tarihi bölgeleri de tehdit etmiş, turistler ve yerel halk tahliye edilmişti. Benzer şekilde, 2021'de Mora Yarımadası'ndaki antik Olympia'ya sıçrayan yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun çabaları sonucu sit alanına ulaşmadan kontrol altına alınmıştı. Bu tür olaylar, Yunanistan'ın yangınlara karşı daha hazırlıklı olması gerektiğini ortaya koydu.
Koruma ve Peyzaj Arasında Denge
Ancak bu önlemler, doğa koruma uzmanları ve arkeologlar arasında endişeye yol açıyor. Bazı uzmanlar, sit alanlarının çevresindeki doğal bitki örtüsünün yok edilmesinin, arkeolojik alanların tarihi ve ekolojik bütünlüğüne zarar verebileceğini savunuyor. Örneğin, antik tiyatroların bazıları, günümüzde zeytin ağaçları ve makiliklerle kaplı alanlarda yer alıyor; bu bitkiler hem bölgenin ekosistemini oluşturuyor hem de antik kalıntılara fon oluşturuyor. Kesilen ağaçların yerine yeniden ağaçlandırma yapılması ise yıllar alabilir.
Yunanistan Turizm Bakanlığı ise, kültürel mirasın turizm geliri için hayati olduğunu, bu nedenle alınan önlemlerin ülke ekonomisi açısından da gerekli olduğunu belirtiyor. Turizm, Yunanistan'ın GSYİH'sının yaklaşık dörtte birini oluşturuyor ve arkeolojik sitler turistlerin ana cazibe merkezleri arasında yer alıyor. Yangınların bu siteleri tehdit etmesi, ülkenin turizm gelirlerini de riske atıyor.
Buna karşılık, UNESCO Dünya Mirası Merkezi, Yunanistan'ın bu yeni yaklaşımını yakından izlediğini ve sit alanlarının evrensel değerini korumak için alınacak önlemlerin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Uzmanlar, yangınlara karşı mücadelede teknolojiden de yararlanılması gerektiğini, örneğin erken uyarı sistemleri ve dronlarla yapılan gözetlemelerin riskleri azaltabileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde zengin bir arkeolojik mirasa sahip ve son yıllarda özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Yunanistan'ın bu deneyimi, Türkiye için önemli bir ders niteliğinde. Türkiye'deki Efes, Bergama, Side gibi antik kentler de yangın riskiyle karşı karşıya. Yunanistan'ın uyguladığı yangın önleme stratejileri, Türkiye'nin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü'ne yol gösterici olabilir. Ayrıca, iki ülkenin kültürel mirası koruma konusundaki iş birliği, Ege'deki turizm ve kültür diplomasisi açısından da fırsatlar sunabilir. Türkiye'nin, tarihi alanlarını yangınlardan korumak için benzer risk değerlendirmeleri yapması ve önlem alması büyük önem taşıyor.