İsrail'de yayımlanan son kamuoyu araştırmasına göre, seçmenlerin %48'i eski Genelkurmay Başkanı ve Yashar partisi lideri Gadi Eisenkot'u başbakan olarak görmek isterken, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'nun desteği %40'ta kaldı. Cuma günü yayımlanan ve İsrail gazetesi Maariv'in haberleştirdiği anket, Knesset seçimlerinin bugün yapılması halinde Eisenkot'un Netanyahu'ya karşı sekiz puanlık bir üstünlük sağladığını ortaya koyuyor. Anadolu Ajansı'nın aktardığı verilere göre, bu sonuç Netanyahu'nun uzun süredir devam eden siyasi hâkimiyetinin ciddi biçimde sarsıldığına işaret ediyor.
İsrail siyasetinde dengeler değişiyor
Anketin ayrıntılarına göre, Gadi Eisenkot yalnızca başbakanlık tercihinde değil, aynı zamanda partisinin oy oranında da dikkate değer bir konumda. Maariv'in yayımladığı veriler, Eisenkot'un liderliğindeki Yashar partisinin Knesset'e girmesi durumunda önemli bir sandalye sayısına ulaşabileceğini gösteriyor. Bu durum, İsrail siyasetinde yeni bir merkez sağ veya merkez sol blokun oluşabileceği yönündeki yorumları güçlendiriyor.
Netanyahu'nun %40'lık desteği, onun hâlâ önemli bir seçmen tabanına sahip olduğunu gösterse de, bu oran onun siyasi geleceği açısından uyarı niteliğinde. Özellikle 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden Gazze savaşı, yargı reformu tartışmaları ve yolsuzluk davaları Netanyahu'nun popülaritesini eritmiş durumda. Anketin, Netanyahu'nun alternatifsiz olmadığını göstermesi bakımından önemli olduğu belirtiliyor.
Eisenkot, İsrail ordusunun eski Genelkurmay Başkanı olarak güvenlik konularında deneyimli bir isim. 2022'de siyasete atılan Eisenkot, önce Milli Birlik partisinde yer almış, ardından kendi partisi Yashar'ı kurmuştu. Askeri geçmişi ve merkezci söylemiyle geniş bir seçmen kitlesine hitap etmeyi hedefliyor. Anket sonuçları, İsrail toplumunun bir kısmının güvenlik odaklı ama Netanyahu'dan bağımsız bir lidere yöneldiğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İsrail'deki siyasi tablo, yalnızca ülke içi dinamiklerle sınırlı değil. Netanyahu'nun olası bir seçim yenilgisi, Orta Doğu'daki güç dengelerini ve İsrail'in dış politikasını doğrudan etkileyebilir. Netanyahu'nun sertlik yanlısı çizgisi, özellikle Filistin meselesi, İran nükleer programı ve Lübnan'daki Hizbullah ile gerilimde belirleyici olmuştu. Eisenkot'un liderliğinde nasıl bir dış politika izleneceği ise henüz net değil; ancak askeri kökenli bir lider olarak güvenlik önceliklerini koruyacağı, buna karşın diplomatik kanalları daha fazla kullanabileceği tahmin ediliyor.
ABD yönetimi, İsrail'deki siyasi istikrarı yakından takip ediyor. Washington, Gazze'de ateşkes ve bölgesel gerilimin düşürülmesi için Netanyahu hükümetiyle zorlu müzakereler yürütüyor. Eisenhower döneminden bu yana ABD-İsrail ilişkileri stratejik bir müttefiklik çerçevesinde ilerlese de, Netanyahu'nun politikaları zaman zaman ABD ile gerilim yaratmıştı. Eisenkot'un yükselişi, ABD'nin bölgede daha öngörülebilir bir ortak bulma ihtimalini artırabilir.
Avrupa Birliği ve Arap ülkeleri de İsrail'deki iç siyaseti dikkatle izliyor. Özellikle Suudi Arabistan ile normalleşme müzakereleri, Netanyahu'nun siyasi geleceğine bağlı olarak şekillenebilir. Eisenkot'un başbakanlığı, İsrail'in bölgesel entegrasyon sürecinde farklı bir ivme yaratabilir. Ancak anket sonuçları tek başına seçim sonucunu garanti etmiyor; İsrail'deki karmaşık koalisyon sistemleri ve parti ittifakları nihai tabloyu belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki siyasi değişim rüzgârları, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Netanyahu hükümetiyle son yıllarda yaşanan gerilim, özellikle Gazze savaşı ve Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti nedeniyle zirveye ulaşmıştı. Eisenkot gibi askeri kökenli ama merkezci bir liderin yükselişi, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması ihtimalini doğurabilir. Ancak Eisenkot'un Filistin politikası henüz net değil; Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek ve İsrail ile yürüttüğü istihbarat diplomasisi, yeni dönemde de belirleyici olacak. Ankara, İsrail'deki iç dengeleri dikkatle izleyerek bölgesel çıkarlarını koruma stratejisini sürdürecektir.