İngiltere’de İşçi Partisi’nin önde gelen isimlerinden Büyük Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın, partisinin Gazze politikasında bir değişikliğe öncülük edip edemeyeceği merak konusu. Parti içinde İsrail’e yönelik tutumun gözden geçirilmesi yönünde artan baskılara rağmen, uzmanlar İşçi Partisi’nin mevcut politik çizgisini büyük ölçüde koruyacağını belirtiyor. Burnham’ın son açıklamaları, parti liderliği ile taban arasında Filistin meselesinde derinleşen fay hatlarını ortaya koyuyor.
Gelişmenin arka planı
İşçi Partisi, geçtiğimiz yıl Gazze’de yaşanan çatışmaların ardından İsrail’e yönelik askeri yardım ve diplomatik desteği konusunda kamuoyu önünde zor durumda kaldı. Parti lideri Keir Starmer, başlangıçta İsrail’in kendini savunma hakkını desteklediğini açıklamış, ancak sivillerin ölümü arttıkça daha temkinli bir dil kullanmaya başlamıştı. Starmer’in bu tutumu, partinin geleneksel olarak Filistin yanlısı tabanında hayal kırıklığı yarattı. Andy Burnham ise özellikle yerel yönetim düzeyinde Gazze’ye yardım çağrılarını destekleyerek ve ateşkes talep ederek daha net bir tutum sergiliyor. Burnham’ın bu çıkışları, onu parti içinde Filistin yanlısı kanadın sembol isimlerinden biri haline getirdi.
Parti içi muhalif sesler, İşçi Partisi’nin İsrail-Filistin çatışmasına yaklaşımının eski Başbakan Tony Blair döneminden bu yana değişmediğini ve İsrail’e koşulsuz destek verdiğini savunuyor. Özellikle 2023 sonunda başlayan çatışmalar sırasında Starmer’in İsrail’in su kesintisi uygulamasını eleştirmemesi ve sivil ölümlerine ilişkin yeterince tepki göstermemesi parti içinde rahatsızlık yarattı. Bu durum, parti üyeleri arasında imza kampanyalarına ve Starmer’e yönelik güvensizlik oylaması çağrılarına yol açtı.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere’nin Gazze politikasındaki olası bir değişiklik, yalnızca iç siyaseti değil, aynı zamanda Birleşik Krallık’ın Ortadoğu’daki ittifaklarını da etkileyebilir. ABD ve İsrail ile yakın ilişkileri olan Londra yönetimi, şu ana kadar İsrail’e askeri yardımı durdurmayı veya Birleşmiş Milletler nezdinde daha sert yaptırımları gündeme getirmedi. Ancak İşçi Partisi’nin iktidara gelmesi durumunda Washington ve Tel Aviv ile ilişkilerin yeniden tanımlanması gerekebilir.
Parti içinde Filistin yanlısı kanadın güçlenmesi, İngiltere’nin uluslararası hukuka ve insan haklarına verdiği önemi vurgulaması açısından kritik bir sınav olarak görülüyor. Gözlemciler, Burnham gibi isimlerin parti politikasını etkileyip etkilemeyeceğini izlerken, aynı zamanda İşçi Partisi’nin seçim kazanma stratejisi ile taban talepleri arasında denge kurmak zorunda olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’nin Gazze politikasında yaşanacak olası bir değişim, Türkiye’nin Filistin konusundaki diplomatik çabaları açısından önemli bir gelişme olabilir. Türkiye, İsrail’e yönelik eleştirileriyle bilinen bir ülke olarak, İngiltere gibi büyük bir gücün daha dengeli bir tutum benimsemesini memnuniyetle karşılayabilir. Bu durum, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası platformlarda Filistin lehine kararların alınmasını kolaylaştırabilir. Ancak İşçi Partisi’nin mevcut çizgiyi sürdürmesi halinde, Türkiye ile İngiltere arasında Filistin meselesinde görüş ayrılıkları derinleşebilir. Ankara, Londra’nın İsrail’e verdiği desteği eleştirmeye devam ederken, bu durum ikili ilişkilerde ek bir gerilim unsuru oluşturabilir.