Birleşik Krallık'ta sürpriz bir siyasi gelişme yaşanıyor. İşçi Partisi'nin (Labour) uzun süredir beklenen liderlik yarışını kazanan Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, 10 Numara'ya taşınmaya hazırlanıyor. Pazartesi günü Kral III. Charles tarafından resmen başbakan olarak atanacak olan Burnham, böylece Sir Keir Starmer'ın istifasının ardından partinin ve ülkenin başına geçiyor. Peki, bu ani değişimin arkasında ne var? Burnham'ın politikaları neler? İşte yanıtlanması gereken altı kritik soru.
Burnham neden şimdi başbakan oluyor?
İşçi Partisi içinde aylardır süren gerilim, geçen hafta Starmer'ın sağlık gerekçesiyle görevi bırakmasıyla patlak verdi. Parti içi muhalefetin uzun süredir eleştirdiği Starmer, özellikle Brexit sonrası ekonomi politikaları ve sağlık sistemi reformları konusunda tabandan gelen tepkilerle karşı karşıyaydı. Burnham ise 2010'dan beri parlamentoda olan ve 2017'de Manchester belediye başkanı seçilen deneyimli bir siyasetçi. Özellikle pandemi döneminde bölgesel yönetim başarısıyla öne çıkan Burnham, partinin sol kanadının desteğini arkasına almayı başardı. Liderlik yarışında rakibi Yvette Cooper'ı açık ara farkla geçen Burnham, parti delegelerinin yüzde 62'sinin oyunu aldı.
Burnham'ın ilk icraatları ne olacak?
Burnham'ın öncelikli gündem maddeleri arasında NHS'ye (Ulusal Sağlık Sistemi) ek kaynak sağlanması, kamu hizmetlerinde özelleştirmelerin durdurulması ve iklim değişikliğiyle mücadelede daha iddialı hedefler belirlenmesi yer alıyor. Ekonomi cephesinde ise enerji şirketlerine yönelik beklenmedik bir kâr vergisi ve en zengin yüzde 1'lik kesime yüzde 50'ye varan bir servet vergisi planları konuşuluyor. Ayrıca Burnham, İskoçya ve Galler ile ilişkileri yeniden düzenlemek için anayasa reformu sinyali verdi. Ancak parlamentoda çoğunluğu bulunmayan İşçi Partisi'nin bu adımları atmak için muhafazakârlarla ya da Liberal Demokratlarla koalisyon kurması gerekebilir.
Uluslararası alanda nasıl bir tutum izleyecek?
Burnham'ın dış politika vizyonu, Starmer'ınkinden belirgin biçimde farklı. Starmer'ı 'Atlantikçi' olarak niteleyen Burnham, Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurulmasından yana. Brexit referandumunda 'Kalmak' kampanyasını destekleyen Burnham, yeni bir anlaşma için Brüksel'le müzakerelere başlamayı planlıyor. NATO'ya bağlılığını korumakla birlikte, savunma harcamalarında daha dengeli bir dağılım ve Çin'le ticari ilişkilerde pragmatik bir çizgi izleyeceği belirtiliyor. Ukrayna'ya askeri desteğin süreceğini ancak diplomasiye daha fazla ağırlık verileceğini ifade ediyor.
Bu değişim İngiliz siyasetini nasıl etkileyecek?
Burnham'ın başbakan olması, Birleşik Krallık'ta siyasi yelpazenin yeniden şekillenmesine yol açabilir. Muhafazakâr Parti içindeki bölünmeler derinleşirken, İşçi Partisi'nin lider değişikliğiyle oy potansiyelini artırması bekleniyor. Anketlere göre, Burnham'ın başbakan olması durumunda İşçi Partisi'nin oy oranı yüzde 5-7 puan artarak yüzde 38'e çıkıyor. Ancak parlamentodaki sandalye dağılımı nedeniyle erken seçim olasılığı gündemde. Uzmanlar, Burnham'ın önümüzdeki haftalarda güven oylaması talep edebileceğini, bunun da yeni bir seçim sürecini başlatabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Andy Burnham'ın başbakan olması, Türk-İngiliz ilişkilerinde doğrudan bir değişiklik yaratmasa da, Brexit sonrası AB ile yakınlaşma politikası Ankara'nın Londra ile ilişkilerinde yeni bir denge unsuru olabilir. Burnham'ın AB'yle ticaret anlaşmalarını gözden geçirme isteği, Türkiye'nin Gümrük Birliği modernizasyonu sürecini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Burnham'ın iklim ve enerji politikalarına verdiği önem, Türkiye'nin yenilenebilir enerji yatırımlarında İngiliz şirketlerle iş birliği fırsatlarını artırabilir. Savunma alanında ise NATO içindeki mevcut iş birliğinin devam etmesi bekleniyor. Özetle, Burnham'ın liderliği, Türkiye için hem fırsatlar hem de belirsizlikler barındırıyor; özellikle AB'yle ilişkiler konusunda atacağı adımlar yakından takip edilmeli.