Amundi Yatırım Enstitüsü Küresel Makroekonomi ve Gelişen Piyasalar Stratejisi Başkanı Alessia Berardi, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz artırımlarının ardından küresel tahvil piyasalarının görünümünü değerlendirdi. Berardi, yüksek enerji fiyatları ve mali risklerin ortamında küresel piyasaların hâlâ kırılgan bölgeler barındırdığını vurguladı. Berardi, değerlendirmesini Bloomberg Television'da katıldığı "The Open" programında yaptı.
Merkez Bankalarının Faiz Artırımları ve Piyasa Tepkisi
Geçtiğimiz hafta Fed ve BoJ'un faiz artırım kararları, küresel tahvil piyasalarında dalgalanmaya yol açtı. Fed, enflasyonla mücadele kapsamında politika faizini yükseltirken, BoJ da negatif faiz politikasından çıkarak faiz artırımına gitti. Bu adımlar, uzun süredir düşük faiz ortamına alışkın olan piyasalarda belirsizliği artırdı. Berardi, bu kararların ardından tahvil getirilerinin arttığını ve özellikle gelişen piyasalarda sermaye akışlarının dalgalanabileceğini belirtti.
Berardi, küresel ekonominin toparlanma sürecinde olsa da kırılganlıkların devam ettiğini ifade etti. Yüksek enerji fiyatları, jeopolitik gerilimler ve maliye politikalarındaki belirsizlikler, piyasalar üzerinde baskı oluşturuyor. Özellikle Avrupa'da doğal gaz fiyatlarındaki artış ve arz güvenliği endişeleri, enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler yaratıyor. Berardi, bu durumun merkez bankalarının faiz politikalarını daha da sıkılaştırmasına neden olabileceğini söyledi.
Amundi Yatırım Enstitüsü'nün analizine göre, gelişen piyasalarda borçlanma maliyetleri artarken, bazı ülkelerde sermaye çıkışları görülebilir. Berardi, yatırımcıların risk iştahının azaldığını ve güvenli liman arayışının arttığını belirtti. ABD tahvillerine olan talebin güçlü kaldığını, ancak getiri eğrisinin şeklinin ekonomik yavaşlama sinyali verebileceğini ekledi.
Küresel Ekonomide Kırılganlık ve Bölgesel Etkiler
Berardi'nin değerlendirmeleri, küresel ekonominin pandemi sonrası toparlanma sürecinde karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor. Ukrayna savaşı, enerji fiyatlarını yüksek tutarken, tedarik zinciri sorunları ve jeopolitik gerilimler de belirsizliği artırıyor. Avrupa'da maliye politikaları, enerji destek paketleri ve savunma harcamaları nedeniyle genişleyici bir seyir izlerken, bu durum enflasyonu körükleyebilir. Berardi, mali risklerin özellikle yüksek borçlu ülkeler için önemli olduğunu vurguladı.
Japonya'nın faiz artırımı, uzun süredir devam eden ultra gevşek para politikasından çıkış olarak yorumlanıyor. Bu adım, Japon yeninde değer kazanımına ve küresel carry trade pozisyonlarında çözülmeye neden olabilir. Berardi, bu durumun gelişen piyasalar üzerinde kısa vadeli baskı yaratabileceğini, ancak uzun vadede küresel finansal istikrar açısından olumlu olabileceğini belirtti.
Amundi, küresel tahvil piyasalarında seçici olunması gerektiğini öneriyor. Berardi, yatırımcıların enflasyona endeksli tahvillere ve kısa vadeli enstrümanlara yönelebileceğini, ayrıca gelişen piyasalarda yerel para cinsinden tahvillerde fırsatlar olabileceğini ifade etti. Ancak, bu fırsatların ülke risklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel faiz artırımları ve yüksek enerji fiyatları, Türkiye ekonomisi için önemli sonuçlar doğurabilir. Fed'in sıkılaşması, gelişen piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırarak TL üzerinde baskı yaratabilir ve Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, enerji ithalatına bağımlı olan Türkiye, yüksek petrol ve doğal gaz fiyatları nedeniyle cari açık ve enflasyon baskısıyla karşılaşabilir. Berardi'nin işaret ettiği kırılganlıklar, Türkiye'nin makroekonomik istikrarı için risk teşkil ediyor. Türkiye'nin para ve maliye politikalarında dikkatli olması, küresel dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırabilir.