Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Sudan paramiliter gücü Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (RSF) 2024-2025 yılları arasında El-Faşer kentine düzenlediği saldırılarda insanlığa karşı suç ve etnik temizlik işlediğini açıkladı. Örgütün Çarşamba günü yayımladığı kapsamlı rapora göre, RSF militanları kentteki sivil yerleşimleri hedef alarak yüzlerce kişiyi öldürdü, binlerce kişiyi yerinden etti ve etnik köken temelinde ayrımcı şiddet uyguladı.
El-Faşer saldırısı: Siviller hedefte
Amnesty raporu, RSF'nin Batı Darfur bölgesindeki El-Faşer kentine yönelik saldırılarında özellikle Zaghava ve Massalit etnik gruplarına mensup sivilleri hedef aldığını belgeliyor. Raporda, militanların evleri sistematik olarak yağmaladığı, hastaneleri bombaladığı ve kadınlara yönelik cinsel şiddet uyguladığı kaydediliyor. Örgüt, olayların "etnik temizlik" niteliği taşıdığını vurguluyor.
Çatışmaların başladığı Nisan 2023'ten bu yana Sudan, ordu ile RSF arasında kanlı bir iç savaşa sahne oluyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaşta şu ana kadar 20 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 10 milyondan fazla kişi yerinden edildi. Darfur bölgesi ise 2000'li yılların başındaki soykırımın yankılarıyla yeniden şiddet sarmalına döndü.
Uluslararası toplumun tepkisi ve bölgesel yansımalar
Amnesty raporunun ardından uluslararası toplumdan art arda kınama mesajları geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, RSF'ye yönelik yaptırımların artırılması çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi konuyu acil gündemine aldı. Afrika Birliği ise taraflara ateşkes ve diyalog çağrısı yaptı, ancak şu ana kadar kalıcı bir çözüm sağlanamadı.
Sudan'daki kriz, Doğu Afrika ve Sahel bölgesinde istikrarsızlığı derinleştiriyor. Mısır, Etiyopya ve Çad gibi komşu ülkeler, artan mülteci akınıyla başa çıkmakta zorlanıyor. Ayrıca, Kızıldeniz'e kıyısı olan Sudan'daki çatışmaların bölgesel deniz güvenliğini de tehdit ettiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'deki stratejik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Sudan'da askeri üsse sahip olan nadir ülkelerden biri olarak bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Ayrıca, Türk insani yardım kuruluşları Sudan'da aktif olarak çalışıyor. RSF'nin etnik temizlik suçlamaları, uluslararası toplumda yeni bir yaptırım dalgasına yol açarsa, Türkiye'nin mevcut dengeli politikasını gözden geçirmesi gerekebilir. Öte yandan, Sudan'daki iç savaşın sona ermesi, Türkiye'nin bölgedeki ticari ve diplomatik ilişkileri için hayati önem taşıyor.