Yeni bir küresel araştırma, Amerikalıların politikayı kişisel güvenliklerine yönelik en büyük tehdit olarak görme olasılığının dünya ortalamasının 10 katı olduğunu ortaya koydu. Gallup ve ABD merkezli bir düşünce kuruluşu tarafından yapılan ankete göre, Amerikalıların yüzde 10'u politikayı hayatlarındaki en büyük risk olarak tanımlarken, bu oran küresel çapta yalnızca yüzde 1. ABD'deki bu oran, diğer tüm ülkelerden belirgin şekilde yüksek. Ankete toplam 150 ülkeden 180 bin kişi katıldı.
Araştırmanın arka planı ve bulguları
Çalışma, katılımcılara "Hayatınızda karşılaştığınız en büyük tehdit nedir?" sorusunu yöneltti. Küresel çapta en yaygın yanıtlar ekonomik sorunlar, sağlık ve güvenlik olurken, ABD'de politika ilk sıraya yerleşti. Araştırmacılar, bu farklılığın ABD'deki derin siyasi kutuplaşma ve son yıllarda yaşanan yüksek profilli siyasi şiddet olaylarından kaynaklanabileceğini belirtiyor.
ABD'de politikayı tehdit olarak görenlerin oranı 2010'da yüzde 2 iken, 2020 seçimleri ve 6 Ocak Kongre baskını sonrası yüzde 10'a yükseldi. Bu artış, COVID-19 pandemisi ve ekonomik belirsizliklere rağmen siyasi faktörlerin daha baskın hale geldiğini gösteriyor.
Küresel boyut ve benzer eğilimler
Küresel çapta politikayı en büyük tehdit olarak görenlerin oranı en yüksek ülkeler arasında Brezilya (yüzde 7), Hindistan (yüzde 5) ve Meksika (yüzde 4) yer alıyor. Avrupa'da bu oran yüzde 1-2 arasında değişirken, Asya ve Afrika ülkelerinde yüzde 1'in altında. Araştırmacılar, bu eğilimin demokrasinin sağlığı açısından endişe verici olduğunu, zira vatandaşların siyasi sürecin kendisini bir risk olarak görmesinin meşruiyet krizine işaret ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle kutuplaşmış toplumlarda siyasi tartışmaların şiddete dönüşme potansiyelinin arttığını ve bunun da bireylerin güvenlik algısını doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu araştırma, Türkiye'de siyasetin toplumsal güvenlik algısı üzerindeki etkisini düşündürüyor. Türkiye'de de siyasi kutuplaşma yüksek olmakla birlikte, benzer bir anket yapıldığında sonuçların ABD'ye yakın olabileceği tahmin ediliyor. Ancak Türkiye'de ekonomik ve terör tehditleri genellikle siyasi faktörlerin önüne geçiyor. Yine de, siyasi istikrarsızlığın ve kutuplaşmanın toplumsal güvenlik hissini nasıl etkilediği üzerine yerel araştırmalar yapılması önem taşıyor. Özellikle seçim dönemlerinde yaşanan siyasi gerilimlerin, vatandaşların günlük hayatlarında bir tehdit algısı yaratıp yaratmadığı merak konusu.