ABD'de yapılan yeni bir kamuoyu yoklaması, Başkan Donald Trump'ın popülaritesine dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Associated Press ve NORC Kamuoyu Araştırmaları Merkezi tarafından gerçekleştirilen ankete göre, Amerikalıların yalnızca yüzde 9'u Trump'ın başkanlığı döneminde devlet binalarına adının verilmesini uygun buluyor. Buna karşılık, aynı ankette katılımcıların yüzde 11'i 1969'daki Apollo 11 Ay'a inişinin sahte olduğuna inandığını belirtti. Bu sonuç, Trump'ın siyasi etkisinin ve kamuoyu nezdindeki algısının sınırlarını gözler önüne seriyor.
Anketin detayları ve Trump algısı
Ankete katılan 1.000'den fazla yetişkin Amerikalı ile yapılan görüşmelerde, Trump'ın adının binalara verilmesine destek oranı yalnızca yüzde 9'da kalırken, yüzde 63'lük kesim bu uygulamaya kesinlikle karşı çıktı. Diğer katılımcılar ise kararsız olduklarını ifade etti. Anket, Trump'ın başkanlık dönemi boyunca kendi adını taşıyan oteller, kuleler ve golf sahaları gibi birçok ticari yapının aksine, kamu binalarında aynı uygulamanın kabul görmediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Öte yandan, aynı ankette katılımcıların yalnızca yüzde 11'i Ay'a inişin sahte olduğu iddiasını doğru buldu. Bu oran, Trump'ın binalara ad verilmesine verilen destekten daha yüksek olsa da, yine de düşük bir seviyede. Katılımcıların büyük çoğunluğu (yüzde 77) Ay'a inişin gerçek olduğuna inanırken, yüzde 12'si emin olmadığını söyledi. Anket verileri, Trump'ın medya ve siyasi arenadaki tartışmalı söylemlerinin kamuoyunda sınırlı bir yankı bulduğunu gösteriyor.
Siyasi ve kültürel bağlam
ABD'de devlet binalarına politikacıların adlarının verilmesi, genellikle o kişinin ölümünden sonra veya başkanlık gibi üst düzey görevlerin ardından gerçekleşir. Canlı bir politikacının adının kamu binalarına verilmesi oldukça nadir bir durumdur. Trump'ın bu konuda düşük destek alması, hem kişisel popülaritesinin sınırlarını hem de Amerikan siyasi kültüründeki geleneksel normları yansıtıyor. Örneğin, eski Başkan Barack Obama'nın adı birkaç okula ve kütüphaneye verilmiş olsa da, bu uygulamalar genellikle yerel düzeyde kalmıştır.
Ay'a inişin sahte olduğu inancı ise, 1960'lardan bu yana komplo teorileri arasında yer alıyor. Anket, Trump destekçileri arasında bu teoriye inanma oranının biraz daha yüksek olduğunu görse de, genel nüfusta oldukça düşük bir seviyede. Bu durum, Trump'ın 'alternatif gerçeklik' söylemlerinin toplumsal tabanda tam anlamıyla karşılık bulmadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın popülaritesindeki bu tür kırılmalar, ABD iç politikasının istikrarı ve uluslararası karar alma süreçleri üzerinde doğrudan etkili olabilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde Trump döneminde dalgalı bir seyir izlemişti. Trump'ın iç kamuoyunda zayıf desteğe sahip olması, özellikle dış politika konularında daha temkinli adımlar atmasına yol açabilir. Bu durum, iki ülke arasındaki savunma ve ticaret müzakereleri ile bölgesel krizlerde (örneğin Suriye veya Doğu Akdeniz) ABD'nin pozisyonunu etkileyebilir. Ayrıca, Trump'ın popülaritesinin düşük olması, gelecek seçimlerde yeniden aday olma ihtimalini de zayıflatabilir ve bu da Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde orta vadede yeniden bir değerlendirme yapmasını gerektirebilir.