Yeni bir kamuoyu araştırmasına göre, Amerikalıların büyük bir çoğunluğu ABD'nin İran'a yönelik son askeri eylemlerinin çok ileri gittiği görüşünde. Anket, ülke genelinde artan savaş karşıtı duyarlılığı ve bölgesel bir çatışmaya sürüklenme endişesini gözler önüne seriyor. Özellikle son haftalarda artan ABD-İran gerginliği, Amerikan kamuoyunda ciddi bir tedirginliğe yol açmış durumda.
Anket Sonuçları ve Kamuoyunun Tepkisi
Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan ve 10-16 Ocak tarihleri arasında 2.500 yetişkinle gerçekleştirilen ankete göre, katılımcıların yüzde 60'ı ABD'nin İran'a yönelik eylemlerinin çok ileri gittiğini belirtirken, yalnızca yüzde 28'i eylemlerin yeterli olduğunu düşünüyor. Geri kalan yüzde 12 ise kararsız olduğunu ifade etti. Anket, aynı zamanda Amerikalıların yüzde 55'inin ABD'nin İran'la askeri bir çatışmaya girmesinden endişe duyduğunu ortaya koydu.
Ankete katılanların büyük bir kısmı, ABD'nin İranlı general Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından yaşanan gerilimin kontrolden çıkmasından korkuyor. Süleymani'nin 3 Ocak'ta Bağdat'ta düzenlenen bir ABD hava saldırısında öldürülmesi, iki ülke arasındaki ilişkileri tarihin en düşük seviyesine indirmişti. İran'ın misilleme olarak Irak'taki ABD üslerine düzenlediği füze saldırıları ise bölgede savaş korkusunu daha da artırmıştı.
Anket sonuçları, partiler arasında belirgin farklılıklar da gösteriyor. Demokratların yüzde 82'si ABD eylemlerinin çok ileri gittiğini düşünürken, bu oran Cumhuriyetçilerde yüzde 35'e düşüyor. Bağımsız seçmenlerin ise yüzde 61'i eylemlerin aşırı olduğu görüşünde. Bu veriler, ABD'nin dış politika kararlarının ülke içinde giderek daha fazla kutuplaşmaya yol açtığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İran'a yönelik politikaları sadece Amerikan kamuoyunda değil, uluslararası arenada da tartışma yaratıyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, tarafları itidal çağrısında bulunurken, bölge ülkeleri endişelerini dile getiriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, gerilimin kendi güvenliklerini tehdit etmesinden çekiniyor. Öte yandan, Irak ve Suriye gibi ülkeler, ABD-İran çekişmesinin sahası haline gelmekten duydukları rahatsızlığı sık sık ifade ediyor.
Anket, aynı zamanda Amerikalıların yüzde 48'inin ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığının azaltılması gerektiğini düşündüğünü ortaya koydu. Bu oran, 2014'te IŞİD'le mücadele sırasında yüzde 34 iken, bugün önemli bir artış göstermiş durumda. Uzmanlar, bu değişimin arkasında yıllardır süren savaşların yarattığı yorgunluğun yattığını belirtiyor.
İran'ın nükleer programı da anketin önemli bir başlığı oldu. Katılımcıların yüzde 72'si İran'ın nükleer silah geliştirmesinin büyük bir tehdit oluşturduğunu düşünse de, bu tehdide askeri müdahale yerine diplomasi yoluyla çözüm bulunmasını tercih ediyor. ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımları artırması, Tahran yönetiminin anlaşmadaki taahhütlerini askıya almasına neden olmuştu. Bu durum, uluslararası toplumda yeni bir nükleer kriz endişesini beraberinde getirmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye için çok boyutlu bir risk oluşturuyor. Türkiye, hem İran'la sınır komşusu hem de ABD'nin NATO müttefiki olarak bu krizde hassas bir denge kurmak zorunda. Gerilimin artması, özellikle Irak ve Suriye'deki Türk askeri varlığını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, İran yaptırımları nedeniyle Türkiye'nin enerji ithalatı ve komşusuyla olan ticari ilişkileri zarar görebilir. Türkiye, bu krizde diplomasiyi önceleyen bir tutum sergileyerek hem Batı ittifakı içindeki konumunu korumaya hem de bölgesel istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmaya çalışıyor.