Brezilya'da Amazon yağmur ormanlarındaki ormansızlaşma, kritik seçimler yaklaşırken kaydedilen en düşük seviyeye geriledi. Yetkililer, geçen ay ormansızlaşmanın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60'tan fazla azaldığını açıkladı. Bu düşüş, iklim değişikliğiyle mücadelede hayati öneme sahip olan dünyanın en büyük tropikal ormanı için umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, kazanımların kalıcı olması için daha fazla çabaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Ormansızlaşmadaki Düşüşün Arka Planı
Amazon, gezegenin iklim dengesi için kritik bir tampon görevi görüyor. Ancak eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro döneminde (2019-2022) ormansızlaşma hızla arttı. Bolsonaro hükümeti, çevre koruma kurumlarının bütçesini kısmış ve tarım ile madencilik faaliyetlerini teşvik etmişti. 2022'de göreve başlayan Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Amazon'u koruma sözü vererek çevre politikalarında önemli değişiklikler yaptı. Yeni veriler, Lula'nın politikalarının ilk meyvelerini verdiğini gösteriyor. Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü (INPE) tarafından toplanan uydu görüntülerine göre, Ağustos ayında ormansızlaşan alan 563 kilometrekare olarak kaydedildi; bu, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 66'lık bir düşüş anlamına geliyor. Yılın ilk sekiz ayında ise toplam kayıp 4.800 kilometrekare civarında, bu da 2022'nin aynı dönemine kıyasla yarı yarıya bir azalma demek.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Amazon'daki gelişmeler sadece Brezilya için değil, tüm dünya için önemli. Orman, atmosferdeki karbondioksiti emerek iklim değişikliğini yavaşlatıyor ve biyolojik çeşitlilik açısından eşsiz bir ekosistem sunuyor. Uluslararası toplum, Brezilya'nın orman koruma çabalarını yakından izliyor. Avrupa Birliği, Mercosur ile yaptığı ticaret anlaşmasında çevre standartlarına uyumu şart koşuyor. Norveç ve Almanya gibi ülkeler, Amazon Fonu'na yeniden katkı sağlamaya başladı. Ancak bölgede sürdürülebilir kalkınma ile ekonomik çıkarlar arasındaki denge hâlâ hassas. Tarım lobisi, orman koruma tedbirlerinin çiftçileri olumsuz etkilediğini savunuyor. Öte yandan, iklim aktivistleri, düşüşün yeterli olmadığını ve ormansızlaşmanın sıfırlanması gerektiğini belirtiyor. Brezilya'nın 2030'a kadar ormansızlaşmayı tamamen durdurma taahhüdü bulunuyor.
Yaklaşan yerel seçimler, çevre politikalarının geleceği açısından kritik bir sınav olacak. Ekim ayında yapılacak belediye seçimlerinde, Amazon bölgesindeki eyaletlerde çevre yanlısı adaylar ile tarım ve madencilik yanlısı adaylar arasında kıyasıya bir mücadele yaşanması bekleniyor. Seçim sonuçları, ormansızlaşma trendinin seyrini etkileyebilir. Lula hükümeti, orman koruma birimlerini güçlendirmek ve yasadışı ağaç kesimine karşı daha sert önlemler almak için adımlar attı. Ancak bölgede yasadışı faaliyetler hâlâ yaygın ve denetim kapasitesi sınırlı. Uzmanlar, uluslararası desteğin ve yerel toplulukların katılımının önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Amazon'daki gelişmeleri doğrudan sınır komşusu olmasa da küresel iklim değişikliğiyle mücadelenin bir parçası olarak yakından takip ediyor. Amazon'daki ormansızlaşmanın azalması, küresel sera gazı emisyonlarının düşürülmesine katkı sağlayarak Türkiye'nin de taraf olduğu Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, Brezilya ile tarım ve ormancılık alanında işbirliği potansiyeli bulunuyor. Türk iş dünyası, Amazon bölgesindeki altyapı ve enerji projelerinde yer alabilir. Türkiye, ormansızlaşma ile mücadelede kendi deneyimlerini paylaşabilir ve uluslararası platformlarda aktif rol alabilir. Ancak, Brezilya'daki siyasi istikrarsızlık ve seçim belirsizliği, bu tür işbirliklerinin önünde risk oluşturabilir. Türkiye'nin çevre diplomasisi açısından, Amazon'un korunmasına yönelik uluslararası çabalara destek vermesi, küresel iklim liderliği hedefiyle uyumlu olacaktır.