Küresel emtia piyasalarında alüminyum, dördüncü haftalık düşüşüne doğru ilerliyor. Bu, metal için Nisan 2025'ten bu yana en uzun kayıp serisi olarak kaydedilecek. Fiyatlardaki gerilemede Asya teknoloji hisselerinde yeniden başlayan satış dalgası, güçlü ABD doları ve Orta Doğu'dan arzın normale dönmesi etkili oluyor.
Gelişmenin arka planı
Alüminyum fiyatları, özellikle Çin ve Güney Kore gibi Asya ülkelerinde teknoloji hisselerindeki sert düşüşlerin ardından baskı altında kaldı. Yatırımcılar, küresel ekonomik büyümedeki yavaşlamanın metal talebini olumsuz etkileyeceği endişesiyle riskli varlıklardan uzaklaşıyor. Aynı zamanda, ABD dolarının diğer para birimleri karşısında değer kazanması, dolar cinsinden işlem gören alüminyumu diğer para birimlerini kullanan alıcılar için daha pahalı hale getiriyor.
Orta Doğu'da, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'daki alüminyum üretim tesislerinin bakım çalışmalarının tamamlanmasıyla arzın arttığı bildiriliyor. Bölgedeki siyasi istikrarın sağlanması ve enerji maliyetlerinin düşmesi, üreticilerin kapasitelerini artırmasına olanak tanıdı. Bu durum, daha önce arz sıkıntısı nedeniyle yükselen fiyatların gerilemesine yol açtı.
Bölgesel ve küresel boyut
Alüminyumdaki düşüş, küresel emtia piyasalarında genel bir yavaşlamanın işareti olarak görülüyor. Çin'de imalat faaliyetlerinin beklentilerin altında kalması ve Avrupa'da enerji krizinin etkilerinin sürmesi, sanayi metallerine olan talebi zayıflatıyor. Londra Metal Borsası'nda (LME) işlem gören alüminyum, bu hafta ton başına 2.200 dolar seviyesinin altına gerileyerek son dört ayın en düşük seviyesini gördü.
Analistler, alüminyum fiyatlarının önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmelere ve merkez bankalarının para politikalarına bağlı olarak dalgalanmaya devam edebileceğini belirtiyor. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine ilişkin belirsizlikler ve Çin'deki teşvik paketlerinin büyüklüğü, metal piyasalarının yönünü belirleyecek ana faktörler arasında yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Alüminyum fiyatlarındaki düşüş, Türkiye gibi alüminyum ithalatçısı ülkeler için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Türkiye, otomotiv, inşaat ve savunma sanayinde yoğun olarak kullanılan alüminyumun büyük bir kısmını ithal etmektedir. Düşen fiyatlar, üretim maliyetlerini aşağı çekerek ihracat rekabetçiliğini artırabilir. Ancak, küresel talepteki yavaşlama Türk sanayi ürünlerine olan talebi de olumsuz etkileyebileceğinden, Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirme stratejisini sürdürmesi önem taşımaktadır.