Altın fiyatları, İran ile Batılı ülkeler arasındaki nükleer müzakerelerde yaşanan çıkmazın enerji fiyatlarını yüksek tutması ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadele için faiz oranlarını daha da artırmak zorunda kalacağı beklentilerini güçlendirmesiyle haftayı düşüşle kapatmaya hazırlanıyor. Değerli metal, yüksek faiz ortamında getiri sağlamadığı için yatırımcıların ilgisi azalıyor.
Arka Plan: İran Çıkmazı ve Enerji Fiyatları
İran'ın nükleer programına ilişkin görüşmeler aylardır devam ediyor ancak taraflar arasında somut bir ilerleme sağlanamadı. Batılı ülkeler, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmasını ve nükleer silah edinme kapasitesinden vazgeçmesini talep ederken, İran yaptırımların kaldırılması ve ekonomik ilişkilerin normalleşmesi konusunda ısrar ediyor. Müzakerelerin tıkanması, küresel petrol arzına ilişkin endişeleri artırarak Brent petrol ve doğal gaz fiyatlarının yüksek seyretmesine neden oluyor.
Enerji fiyatlarındaki bu yükseklik, dünya genelinde enflasyonist baskıları körüklüyor. Avrupa'da doğal gaz fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşının ardından uygulanan yaptırımlar ve arz güvenliği endişeleriyle zaten rekor seviyelerde seyrediyordu. İran kaynaklı ek belirsizlik, piyasalarda arzın daha da kısılabileceği korkusunu canlı tutuyor. Bu durum, merkez bankalarının enflasyonla mücadelede daha agresif adımlar atmasını gerekli kılıyor.
Fed'in Faiz Artırım Beklentileri Güçleniyor
ABD'de açıklanan son enflasyon verileri, fiyat artışlarının beklenenden inatçı olduğunu gösterdi. Çekirdek enflasyonun yüzde 5'in üzerinde seyretmesi, Fed'in faiz artırım döngüsünü planlanandan daha uzun süre devam ettireceği yönündeki beklentileri artırdı. Fed Başkanı Jerome Powell, son açıklamalarında enflasyonu yüzde 2 hedefine indirene kadar kararlı adımlar atacaklarını yineledi. Piyasa katılımcıları, önümüzdeki toplantılarda 25 baz puanlık artırımların yanı sıra 50 baz puanlık bir artırım olasılığını da fiyatlamaya başladı.
Yüksek faiz beklentisi, ABD tahvil getirilerini yukarı çekerek doları güçlendiriyor. Dolar endeksi, son bir yılın en yüksek seviyelerine yaklaşırken, altın gibi dolar cinsinden fiyatlanan emtialar diğer para birimleriyle alım yapan yatırımcılar için daha pahalı hale geliyor. Bu da altın talebini baskılıyor. Ayrıca, tahvil getirilerinin yükselmesi, faiz getirisi olmayan altına alternatif olarak cazip bir yatırım aracı haline geliyor.
Altın Piyasasında Son Durum
Cuma günü spot altın, ons başına 1.950 dolar civarında işlem görerek haftalık bazda yaklaşık yüzde 1,5 değer kaybetti. Altın, Nisan ayında 2.000 doların üzerini test etmiş ancak o tarihten bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Analistler, kısa vadede altının yönünü belirleyecek en önemli faktörün Fed'in faiz politikası ve jeopolitik gelişmeler olacağını belirtiyor. İran müzakerelerinde bir ilerleme sağlanması veya enerji fiyatlarında düşüş, enflasyon beklentilerini hafifleterek altın üzerindeki baskıyı azaltabilir. Ancak çıkmazın sürmesi ve enerji fiyatlarının yüksek kalması, Fed'in daha şahin bir tutum izlemesine yol açarak altını olumsuz etkilemeye devam edebilir.
Merkez bankalarının altın alımları ise uzun vadeli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor. Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkelerin merkez bankaları, rezerv çeşitlendirmesi kapsamında altın alımlarını sürdürüyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, 2023'ün ilk çeyreğinde küresel merkez bankaları 228 ton altın alarak rekor kırdı. Bu alımlar, fiyatlardaki düşüşü sınırlayan bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Altın fiyatlarındaki düşüş, Türkiye gibi altına yatırım aracı olarak yoğun ilgi gösteren ülkeler için önemli. Türkiye'de hanehalkı tasarruflarının önemli bir kısmı altında tutuluyor ve altın, enflasyona karşı korunma aracı olarak görülüyor. Fed'in faiz artırım beklentileriyle doların güçlenmesi, TL üzerinde ek baskı yaratabilir ve ithal altın maliyetini düşürse de yurt içi fiyatlar kur etkisiyle yatay seyredebilir. Ayrıca, İran ile ticaret ve enerji iş birliği potansiyeli olan Türkiye, müzakerelerin seyrini yakından takip ediyor. Olası bir anlaşma, İran petrolünün küresel piyasalara dönüşünü hızlandırarak enerji fiyatlarını düşürebilir ve Türkiye'nin cari açığını olumlu etkileyebilir.