Altın fiyatları, ABD'nin İran'a yönelik ikinci gün üst üste düzenlediği hava saldırılarının enerji fiyatlarını yukarı çekmesi ve enflasyon endişelerini derinleştirmesiyle birlikte değer kaybını sürdürüyor. Ons başına 2.800 dolar seviyesinin altında işlem gören değerli maden, yatırımcıların artan jeopolitik gerginliklere rağmen güvenli liman alımlarından kaçınmasıyla baskı altında kalıyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, küresel enflasyon görünümünü olumsuz etkilerken, merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin belirsizlikleri de artırıyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Savunma Bakanlığı, dün gece geç saatlerde İran'ın askeri tesislerine yönelik ikinci bir hava saldırısı dalgası düzenlediğini açıkladı. İlk saldırıdan 24 saat sonra gelen bu operasyon, özellikle İran'ın petrol altyapısını hedef alırken, bölgedeki enerji arzına yönelik endişeleri körükledi. Brent petrol fiyatları, saldırı haberinin ardından varil başına 85 doların üzerine çıkarak son altı ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
Altın fiyatları ise bu gelişmelere rağmen beklenenin aksine düşüş eğilimi gösterdi. Piyasa analistleri, yatırımcıların artan enflasyon beklentileri karşısında faiz indirimlerinin ertelenebileceği endişesiyle altından uzaklaştığını belirtiyor. Yüksek faiz ortamı, getirisi olmayan altın gibi varlıklar için olumsuz bir faktör olarak öne çıkıyor. Cuma günü ons başına 2.830 dolara kadar yükselen altın, haftalık bazda yüzde 1,2 değer kaybıyla 2.790 dolar seviyesine geriledi.
ABD Hazine Bakanlığı, ayrıca İran'a yönelik yeni yaptırımlar duyurdu. Bu yaptırımların, İran'ın petrol ihracatını daha da kısıtlaması bekleniyor. Uzmanlar, bu durumun küresel petrol arzında daralmaya yol açarak enerji fiyatlarını daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin saldırıları, Orta Doğu'daki gerginliği yeni bir boyuta taşıdı. İran, saldırılara misilleme yapacağını açıklarken, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda endişeler artıyor. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolunda yaşanacak bir aksama, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yaratabilir.
Asya borsaları, salı günü satış ağırlıklı bir seyir izledi. Japonya'da Nikkei endeksi yüzde 1,5, Çin'de Şanghay Bileşik Endeksi ise yüzde 0,8 değer kaybetti. Avrupa borsalarının da güne düşüşle başlaması bekleniyor. ABD vadeli endeksleri ise yatay bir açılışa işaret ediyor. Dolar endeksi, güvenli liman talebiyle yüzde 0,3 yükselirken, gelişmekte olan ülke para birimleri baskı altında kaldı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), acil durum toplantısı çağrısı yaparken, Stratejik Petrol Rezervleri'nin kullanılabileceği sinyali verdi. Ancak analistler, bu tür önlemlerin kalıcı bir çözüm sunmayacağını, asıl etkinin Orta Doğu'da kalıcı bir ateşkese bağlı olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye'yi enerji maliyetleri ve dış ticaret kanalıyla doğrudan etkiliyor. Türkiye, doğal gaz ve petrol ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı bir ülke olarak, enerji fiyatlarındaki her artıştan olumsuz etkileniyor. Artan enflasyonist baskılar, Merkez Bankası'nın faiz politikasını zorlaştırırken cari açık üzerinde de ek yük oluşturuyor. Ayrıca, İran'la komşuluk ilişkileri ve bölgesel enerji koridorlarındaki konumu, Türkiye'yi bu krizde hassas bir denge politikası izlemeye zorluyor. Ankara, hem NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini hem de İran'la ekonomik ve siyasi bağlarını korumak için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.