Altın fiyatları, ABD tahvil faizlerinin yumuşaması ve Federal Reserve (Fed) yetkililerinin faiz oranlarına ilişkin bir sonraki adımı değerlendirmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını belirtmeleriyle mütevazı bir kazanç elde etti. Orta Doğu'da olası bir tırmanma enerji maliyetlerini yüksek tutmaya devam ederken, değerli metal yatırımcılar için güvenli liman olma özelliğini korudu.
Fed'in Bekle-Gör Tutumu ve Piyasa Beklentileri
Fed yetkilileri, son açıklamalarında enflasyonun seyri ve ekonomik verilerin netleşmesi için acele etmeyeceklerini vurguladı. Bu durum, piyasalarda faiz artırımı beklentilerinin azalmasına yol açtı. Özellikle Fed Başkanı Jerome Powell'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı "sabırlı olacağız" mesajı, tahvil piyasasında satış baskısını hafifletti. ABD 10 yıllık tahvil faizleri %4,20 seviyesinin altına gerileyerek altının alternatif maliyetini düşürdü. Altın, faiz getirisi olmayan bir varlık olduğu için tahvil faizlerindeki düşüş genellikle ons altın fiyatlarını destekler. Fed'in faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaşıldığına dair artan inanç, altın fiyatlarının 1.950 dolar/ons civarında tutunmasını sağladı.
Öte yandan, ABD ekonomisinden gelen karışık sinyaller de belirsizliği artırıyor. İstihdam verileri güçlü seyrederken, imalat sektöründe yavaşlama işaretleri görülüyor. Bu ikilem, Fed'in politikasında temkinli olmasına neden oluyor. Piyasa analistleri, Fed'in 2024'ün ilk çeyreğinde faiz indirimine gidebileceğini fiyatlıyor. Ancak Fed'in şahin kanadı, enflasyonun %2 hedefine ulaşmadan indirim sinyali vermenin riskli olduğunu savunuyor.
Orta Doğu Gerilimi ve Enerji Fiyatları
Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, enerji fiyatlarını yüksek tutarak küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. İsrail-Hamas çatışmasının bölgeye yayılma olasılığı, petrol arzında kesinti endişelerini artırıyor. Brent petrol varil fiyatı 90 doların üzerinde seyrederken, doğal gaz fiyatları da dalgalı bir seyir izliyor. Yüksek enerji maliyetleri, merkez bankalarının faiz indirimlerini geciktirebileceği için altın üzerinde çift yönlü bir etki yaratıyor: bir yandan güvenli liman talebi altını desteklerken, diğer yandan enflasyonun inatçı kalması faizlerin uzun süre yüksek kalma riskini getiriyor. Ancak şu anki piyasa koşullarında, jeopolitik risklerin altın talebini desteklediği görülüyor.
Altının ons fiyatı, haftanın ilk işlem günlerinde 1.940-1.960 dolar aralığında dar bir bantta hareket etti. Analistler, 1.930 doların kritik destek, 1.980 doların ise direnç seviyesi olduğunu belirtiyor. Merkez bankalarının altın alımları da fiyatları destekleyen bir diğer faktör. Çin ve Rusya başta olmak üzere birçok merkez bankası, rezerv çeşitlendirmesi kapsamında altın stoklarını artırmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Altın fiyatlarındaki dalgalanma, Türkiye ekonomisi için doğrudan önem taşıyor. Türkiye, dünyanın en büyük altın ithalatçılarından biri ve hanehalkı tasarruflarında altın önemli bir yer tutuyor. Fed'in faiz artırımlarını durdurması ve olası indirim sinyalleri, TL üzerindeki baskıyı hafifleterek altın ithalatını sınırlayabilir. Ayrıca, Orta Doğu'daki gerilim enerji ithalat maliyetlerini artırarak cari açığı olumsuz etkiliyor. Türkiye'nin enerji faturası yükselirken, altın fiyatlarındaki istikrar, Türk yatırımcılar için güvenli liman arayışını sürdürüyor. Ancak küresel faiz indirimleri, TL varlıklara olan talebi artırabilir ve bu da altın fiyatlarını dolaylı olarak etkileyebilir.