Berlin’de düzenlenen uluslararası havacılık fuarında konuşan Almanya Hava Kuvvetleri Komutanı, ülkenin 2035 yılına kadar beşinci nesil artı (fifth-gen-plus) bir savaş uçağı sistemine sahip olması gerektiğini belirtti. Bu açıklama, Almanya, Fransa ve İspanya arasında yürütülen Geleceğin Savaş Hava Sistemi (FCAS) projesinin yaşadığı ciddi aksaklıkların ardından geldi. Yetkililer, FCAS’ın zamanında tamamlanamayabileceği endişesiyle alternatif arayışlarına hız verdi.
Gelişmenin arka planı
Almanya, halihazırda Lockheed Martin üretimi F-35 Lightning II savaş uçaklarına sahip. Savunma Bakanlığı, mevcut F-35 filosunun modernizasyonu veya yeni alımlarla beşinci nesil artı seviyesine yükseltilmesini değerlendiriyor. Hava Kuvvetleri Komutanı, "F-35'ler bizim için kritik bir kabiliyet oluşturuyor, ancak 2035 sonrası tehdit ortamı için daha gelişmiş bir platform gerekiyor" ifadelerini kullandı. Almanya’nın Avrupa’nın önde gelen savunma sanayilerinden biri olması, bu kararın kıta güvenliği açısından önemini artırıyor.
FCAS projesi, Almanya ve Fransa arasındaki teknoloji paylaşımı ve iş yükü dağılımı konularında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle tıkanmış durumda. Projenin 2040 yılına kadar tamamlanması planlanırken, artan maliyetler ve farklı ulusal öncelikler süreci yavaşlatıyor. Almanya'nın F-35 gibi hazır bir platforma yönelmesi, kısa vadede operasyonel ihtiyaçları karşılarken, uzun vadede Avrupa savunma teknolojisi bağımsızlığı hedefini zorlayabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Almanya’nın kararı, NATO içinde dengeleri etkileyebilir. F-35’lerin ortak kullanımı, özellikle Doğu Avrupa’da Rusya’ya karşı caydırıcılığı artıracak. Ancak Avrupa Birliği üyesi ülkeler, kendi savunma projelerine (örneğin İngiltere-İtalya-Japonya ortaklığındaki Global Combat Air Programme - GCAP) destek vermeyi tercih ediyor. Almanya’nın FCAS’tan çekilmesi halinde Fransa’nın projeyi tek başına yürütmesi gündeme gelebilir. Bu durum, Avrupa savunma entegrasyonu hedefine darbe vurabilir.
ABD ise Almanya’nın F-35’e yönelmesini memnuniyetle karşılayacak; çünkü bu, Amerikan savunma sanayisi için milyarlarca dolarlık ek sipariş anlamına geliyor. Ayrıca, Almanya’nın NATO içinde ABD teknolojisine bağımlılığını sürdürmesi, Washington’un Avrupa güvenlik mimarisindeki lider konumunu pekiştirecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasının ardından yaşanan süreci hatırlatıyor. Almanya’nın F-35’e yönelmesi, Türkiye’nin alternatif savaş uçağı arayışlarını (KAAN, Eurofighter Typhoon, Su-35) dolaylı olarak etkileyebilir. NATO içinde F-35 kullanan ülke sayısının artması, Türkiye’nin bu platformdan mahrum kalmasının getirdiği teknolojik açığı derinleştirebilir. Ayrıca, Almanya’nın FCAS’tan olası çekilmesi, Avrupa savunma projelerindeki iş birliklerini zayıflatarak Türkiye’nin kendi milli savaş uçağı projesine (KAAN) olan ilgiyi artırabilir. Ancak Türkiye’nin Rusya ile S-400 anlaşması ve ABD ile yaşadığı gerginlik, bu tür NATO içi teknoloji paylaşımı konularında hassas bir denge kurmasını gerektiriyor.