Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda alınan tarihi bir karar, Almanya'nın İsrail'in Gazze'deki soykırım eylemlerine suç ortaklığını tescil etti. 13 Eylül 2023'te kabul edilen karar, Almanya'nın İsrail'e silah satışını ve askeri desteğini uluslararası hukuk ihlali olarak nitelendiriyor. Bu gelişme, Berlin'in Filistin politikasına yönelik en ağır diplomatik yenilgilerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin Arka Planı
BM Genel Kurulu'nda 193 ülkeden 172'sinin oyuyla kabul edilen karar, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını soykırım olarak tanımlıyor ve Almanya'yı bu suça ortak olmakla suçluyor. Kararda, Almanya'nın İsrail'e Leopard 2 tankları, küçük silahlar ve mühimmat sevkiyatı yaptığı vurgulanıyor.
Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, kararı "orantısız ve tarihi gerçeklerden kopuk" olarak nitelendirirken, Alman hükümeti içinde ciddi tartışmalara yol açtı. Koalisyon ortakları Yeşiller ve FDP, İsrail'e silah ihracatının durdurulması çağrılarına karşı çıkarken, muhalefetteki CDU/CSU kararın "anlaşılmaz" olduğunu söyledi.
Kararın hazırlık sürecinde Güney Afrika, Bangladeş ve Endonezya gibi ülkelerin öncülük ettiği belirtiliyor. Filistin yönetimi kararı memnuniyetle karşılarken, İsrail Dışişleri Bakanlığı "ikiyüzlü bir tiyatro" olarak nitelendirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BM kararının bağlayıcılığı olmasa da, uluslararası toplumun Almanya'nın İsrail politikasını kınaması açısından sembolik önemi büyük. Karar, özellikle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Gazze'deki savaş suçları soruşturmasını hızlandırabilir.
Diplomatik kaynaklar, Almanya'nın bu yenilginin ardından AB içinde de yalnızlaştığını belirtiyor. Fransa ve İspanya gibi ülkeler daha önce İsrail'e silah satışını durdururken, Almanya'nın bu konuda ısrarcı tutumu eleştiriliyor.
Kararın Ortadoğu'da yankıları da büyük. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi İsrail'le normalleşme adımları atan ülkeler, karara destek verdi. İran ise kararı "çok geç kalınmış bir adım" olarak değerlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinirken, bu BM kararı Ankara'nın uluslararası platformlardaki pozisyonunu güçlendiriyor. Ancak Almanya ile ilişkilerde yeni bir gerilim unsuru oluşturması muhtemel. Özellikle savunma sanayii işbirliği ve ticari ilişkiler bu kararın etkisinde kalabilir. Türkiye, kararın uygulanması için UCM'ye başvuru yapmayı değerlendirebilir. AB ile ilişkilerde ise Almanya'nın bu yenilgisi, Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumuna haklılık kazandırabilir.