Almanya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliği için yapılan seçimde ilk kez başarısız oldu. 193 üyeli Genel Kurul'da yapılan oylamada Almanya, rakibi Endonezya karşısında yeterli oyu alamayarak batılı olmayan bir ülkeye yenildi. Berlin yönetimi, bu yenilginin ardından İsrail'e verdiği sarsılmaz desteğin, özellikle Filistin sorununda taraf tutan ülkeler nezdinde oy kaybına yol açtığını kabul etti. Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, sonuçtan duyduğu hayal kırıklığını ifade ederken, Almanya'nın uluslararası itibarının sorgulanmaması gerektiğini söyledi.
Seçim süreci ve sonuçlar
BMGK geçici üyelikleri için her yıl bölgesel gruplar halinde seçim yapılıyor. Almanya, Batı Avrupa ve Diğerleri Grubu'ndan (WEOG) adaydı. Ancak bu kez aynı gruptan Endonezya da adaylığını koydu ve iki koltuk için yarışan üç aday arasında (Almanya, Endonezya, bir diğer aday) en düşük oyu alan elendi. Almanya, ilk turda 184 geçerli oydan 152'sini alırken, Endonezya 153 oyla birinci oldu. İkinci turda Almanya'nın oy sayısı düştü ve Endonezya'nın gerisinde kalarak seçimi kaybetti. Bu sonuç, Almanya'nın 1970'lerden bu yana BMGK'ya seçilemediği ilk örnek oldu.
İsrail faktörü ve küresel algı
Analistler, Almanya'nın İsrail'e yönelik koşulsuz desteğinin, özellikle Gazze savaşının uluslararası kamuoyunda yarattığı tepkiyle birleşince oy kaybına neden olduğunu belirtiyor. Almanya'nın BM'de İsrail aleyhine alınan kararlara sürekli olarak çekimser veya ret oyu vermesi, birçok ülke tarafından eleştiriliyor. Endonezya ise Filistin davasına verdiği güçlü destekle biliniyor ve bu durum Müslüman çoğunluklu ülkeler nezdinde Almanya'ya karşı bir avantaj sağladı. Ayrıca, Almanya'nın Rusya-Ukrayna savaşında Ukrayna'ya askeri yardım yapması, bazı ülkelerde tarafsızlık ilkesine aykırı bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'nın BMGK'daki bu başarısızlığı, Türkiye açısından birkaç noktada önem taşıyor. İlk olarak, Türkiye de benzer şekilde İsrail-Filistin çatışmasında taraf tutmakta zorlanan bir ülke olarak, bu sonucun kendi BM politikalarına etkisini değerlendirebilir. İkinci olarak, Almanya'nın dış politikada itibar kaybı, AB içinde Türkiye'nin elini güçlendirebilir; zira Berlin, Gazze konusunda eleştirilen bir pozisyonda. Üçüncü olarak, Endonezya gibi Müslüman ülkelerin BM'de artan etkisi, Türkiye'nin de dahil olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı'nın pozisyonunu güçlendirebilir. Ancak doğrudan bir Türkiye etkisi olmadığı için bu yorumlar çıkarım niteliğindedir.