Almanya'nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde Pazar günü başlayan seçim, ülke siyasetinde bir dönüm noktası olabilir. Son anketler, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisini %40'ın biraz üzerinde gösterirken, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) %23 ile ikinci sırada yer alıyor. AfD'nin kazanması halinde eyalette eğitim sisteminden göç politikalarına kadar köklü değişiklikler gündeme gelebilir.
Seçim öncesi tablo ve AfD'nin yükselişi
Saksonya-Anhalt, 1990'da Doğu Almanya'nın yeniden birleşmesinden bu yana CDU'nun kalesi olarak biliniyordu. Ancak son yıllarda AfD, özellikle göç karşıtı söylemi ve ekonomik hoşnutsuzluğu kullanarak bölgede hızla güçlendi. 2016 seçimlerinde %24 oy alan AfD, 2021'de %20'ye gerilemişti. Ancak güncel anketler, partinin bu kez %40 bandına yerleştiğini gösteriyor. Bu artışta, federal hükümetin enerji ve göç politikalarına duyulan tepki ile ekonomik durgunluk etkili oldu.
AfD'nin seçim manifestosunda öne çıkan başlıklar arasında eğitimde "Alman değerlerine" dönüş, İslam derslerinin kaldırılması, göçmen çocuklar için ayrı sınıflar ve öğretmenlerin siyasi tarafsızlığının denetlenmesi yer alıyor. Parti, ayrıca yenilenebilir enerji projelerini durdurup kömür ve nükleer enerjiye geri dönmeyi vaat ediyor.
CDU'nun başbakan adayı Reiner Haseloff, seçim kampanyasında AfD'yi "demokrasiye tehdit" olarak nitelendirdi ve diğer partilerle koalisyon kurma çağrısı yaptı. Ancak anketler, CDU'nun tek başına iktidar olamayacağını, koalisyon için Sosyal Demokratlar (SPD), Yeşiller ve Sol Parti ile görüşmelerin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Olası politik değişiklikler ve bölgesel etkiler
AfD'nin zaferi halinde, eyalette eğitim müfredatı yeniden şekillendirilebilir. Parti, okullarda "cinsiyet ideolojisi" olarak adlandırdığı LGBTQ+ içerikli dersleri kaldırmayı, İslam din derslerini seçmeli hale getirmeyi ve göçmen kökenli öğrenciler için ayrı dil sınıfları açmayı planlıyor. Ayrıca öğretmen atamalarında "anayasal sadakat" testi getirilmesi tartışılıyor.
Göç politikasında ise AfD, eyaletin mülteci kabul kotasını tek taraflı olarak askıya almayı, sığınmacıların barınma merkezlerinde toplanmasını ve geri gönderme işlemlerinin hızlandırılmasını istiyor. Bu adımlar, federal hükümetle ciddi hukuki çatışmalara yol açabilir; zira göç, Almanya'da federal düzeyde düzenlenen bir alan.
Ekonomik olarak AfD, asgari ücretin kaldırılmasını, sendikal hakların sınırlandırılmasını ve yerli otomobil sanayisine devlet desteğinin artırılmasını savunuyor. Saksonya-Anhalt, kimya ve otomotiv yan sanayiinde güçlü bir üretim merkezi olduğundan, bu politikalar doğrudan yatırımcı kararlarını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta kazanması, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Parti, Türkiye'nin AB üyelik sürecine açıkça karşı ve göçmen karşıtı söylemiyle biliniyor. Eyalette yaşayan yaklaşık 30 bin Türk kökenli vatandaşın sosyal ve ekonomik hakları, olası ayrımcı politikalardan etkilenebilir. Ayrıca AfD'nin zaferi, Almanya'nın genelinde aşırı sağın yükselişini hızlandırarak AB'nin Türkiye ile vize serbestisi ve Gümrük Birliği güncellemesi gibi konulardaki tutumunu sertleştirebilir. Türkiye, Almanya'daki Türk toplumunun haklarını korumak için diplomatik girişimlerini artırabilir.