Almanya'nın kuzeydoğusundaki iki eyalette pazar günü yapılan eyalet seçimlerinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi ilk sırayı aldı. Sandık çıkış anketlerine göre AfD, Mecklenburg-Batı Pomeranya ve Brandenburg'da en yüksek oyu toplayarak ülke genelinde yükselen ivmesini pekiştirdi. Bu sonuç, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) lideri ve Şansölye Friedrich Merz için siyasi bir darbe niteliğinde. Başkent Berlin'deki eyalet seçimlerinde de AfD oy oranını artırdı.
Seçim sonuçları ve siyasi tablo
Mecklenburg-Batı Pomeranya'da AfD'nin oy oranı yüzde 30'un üzerine çıkarak ilk sıraya yerleşti. Brandenburg'da ise partinin yüzde 28 civarında oy aldığı ve ikinci sırada yer aldığı bildirildi. Her iki eyalette de geleneksel olarak güçlü olan Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve CDU ciddi oy kaybı yaşadı. Özellikle Brandenburg, SPD'nin kalesi olarak bilinirken, bu sonuç partinin tabanındaki erimeyi gözler önüne seriyor.
Berlin'de yapılan seçimlerde ise AfD, oylarını bir önceki seçime göre yaklaşık 5 puan artırarak yüzde 17 civarına taşıdı. Başkentte Yeşiller ve Sol Parti oy kaybederken, CDU hafif bir artış gösterdi. Berlin'in sosyal dokusu göz önüne alındığında AfD'nin bu performansı, partinin artık sadece kırsal değil kentsel bölgelerde de destek bulduğunu işaret ediyor.
AfD'nin yükselişinin nedenleri
AfD'nin oy artışında göçmen karşıtı söylemi, enerji krizi ve ekonomik durgunluk etkili oldu. Özellikle 2023'ten bu yana artan enerji maliyetleri, sanayi üretimindeki yavaşlama ve işsizlik endişeleri, seçmenleri protesto oyuna yönlendirdi. Ayrıca hükümetin göç politikaları, özellikle sığınmacı kabulü konusundaki tartışmalar, AfD'nin elini güçlendirdi. Parti, özellikle genç ve orta yaşlı erkek seçmenler arasında destek kazanıyor.
Öte yandan AfD'nin yükselişi, Almanya'nın siyasi merkezindeki partilerin ittifak arayışlarını da zorlaştırıyor. CDU, SPD, Yeşiller ve FDP, AfD ile koalisyon kurmayı reddediyor. Bu durum, eyaletlerde istikrarlı hükümetler kurulmasını güçleştiriyor ve siyasi belirsizliği artırıyor. Uzmanlar, AfD'nin eyalet seçimlerindeki başarısının, 2025 federal seçimleri öncesinde diğer partiler için uyarı niteliğinde olduğunu belirtiyor.
Merz hükümeti üzerindeki etkiler
Şansölye Friedrich Merz, göreve geldiğinden bu yana ekonomik reformlar ve göç kontrolü konusunda baskı altında. Eyalet seçimlerindeki bu sonuç, Merz'in liderliğini sorgulatıyor. CDU içinde, özellikle muhafazakar kanattan, daha sert bir göç politikası izlenmesi yönünde çağrılar yükseliyor. Merz, seçim sonrası yaptığı açıklamada sonuçları "kabul edilemez" olarak nitelendirirken, "seçmenin mesajını aldık" dedi ve önümüzdeki dönemde göç ve güvenlik konularında daha etkin adımlar atılacağını söyledi.
Ancak Merz'in elini zayıflatan bir diğer faktör de koalisyon ortaklarıyla yaşadığı görüş ayrılıkları. Yeşiller ve FDP ile yürütülen koalisyon görüşmeleri tıkanmış durumda. Eğer bu seçim sonuçları federal düzeye yansırsa, Almanya'nın AB içindeki liderlik rolü de zarar görebilir. Avrupa Birliği, göç politikası ve ekonomik toparlanma konusunda Almanya'nın öncülüğüne güveniyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
AfD'nin yükselişi, Avrupa genelinde aşırı sağ partilerin güç kazanması trendinin bir parçası. Fransa'da Ulusal Birlik (RN), İtalya'da İtalya'nın Kardeşleri (FdI) ve Hollanda'da Özgürlük Partisi (PVV) benzer şekilde oy artışı yaşadı. Almanya'daki bu sonuç, Avrupa Parlamentosu'ndaki dengeleri de etkileyebilir. Özellikle göç, iklim ve Ukrayna'ya destek konularında AB içinde daha fazla tartışma yaşanabilir.
Almanya, Ukrayna'ya askeri ve mali yardımın en büyük destekçilerinden biri. AfD ise Rusya ile ilişkilerin normalleştirilmesi ve Ukrayna'ya silah yardımının kesilmesi yönünde açıklamalar yapıyor. Bu durum, NATO ve AB içinde transatlantik ilişkilerde gerilim yaratabilir. Ayrıca Almanya'nın enerji politikası, Rusya'ya bağımlılığın azaltılması yönünde ilerlerken, AfD'nin enerji konusundaki tutumu belirsizliğini koruyor.
Ekonomik açıdan ise Almanya, Avrupa'nın lokomotifi olma özelliğini sürdürüyor. Ancak siyasi istikrarsızlık, yatırımcı güvenini sarsabilir. Son seçim sonuçları, Alman ekonomisinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara çözüm bulunmasını daha da zorlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'daki aşırı sağın yükselişi, Türkiye'yi doğrudan etkileyen sonuçlar doğurabilir. Almanya'da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk kökenli insan, AfD'nin göçmen karşıtı politikalarından olumsuz etkilenebilir. AfD'nin yabancı düşmanı söylemi, Türk toplumu üzerinde baskı yaratabilir ve uyum sorunlarını derinleştirebilir. Ayrıca Almanya'nın Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerde oynadığı arabulucu rolü, siyasi istikrarsızlık nedeniyle zayıflayabilir. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik süreci ve vize serbestisi gibi konularda Almanya'nın desteği kritik önemde. Öte yandan AfD'nin Rusya yanlısı tutumu, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu da etkileyebilir. Ankara, Almanya'daki siyasi gelişmeleri yakından takip etmeli ve Türk toplumunun haklarını korumak için diplomatik girişimlerini artırmalı.