GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Avrupa

Almanya'dan AfD'ye karşı sıkı güvenlik önlemi

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Almanya'dan AfD'ye karşı sıkı güvenlik önlemi
🇨🇳
📡 Asya/Doğu Medyası
Kaynak perspektifi: Hong Kong — Çin Etkisi Altında
🇨🇳 Hong Kong — Çin Etkisi Altında
Çeviri Kaynağı
South China Morning Post — Bu haber, South China Morning Post'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, pazar günü yaptığı açıklamada, federal hükümetin, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin eyalet yönetimlerinde yer alması durumunda, bu yönetimlerdeki bakanlarla gizli bilgileri paylaşmayı durdurmayı değerlendirdiğini duyurdu. Pistorius, ZDF televizyonuna verdiği mülakatta, “Eğer bir eyalet hükümetinde AfD’li bir bakan varsa, bu bakanın güvenilirliği sorgulanabilir. Bu durumda, federal hükümet olarak bu bakanlıklara hassas bilgileri vermeme hakkımızı kullanabiliriz” dedi. Almanya’da 2024 yılında üç eyalet seçimi yapılacak ve anketler AfD’nin oy oranını yüzde 20’lerin üzerinde gösteriyor.

AfD'nin yükselişi ve Moskova bağlantısı

AfD, özellikle göçmen karşıtı söylemleri ve Rusya’ya yakın duruşuyla eleştiriliyor. Partinin bazı üyeleri, Ukrayna savaşında Moskova’yı destekleyen açıklamalar yaparken, Almanya’nın en büyük istihbarat teşkilatı olan Federal Anayasa Koruma Teşkilatı, AfD’nin aşırı sağcı kanadını “şüpheli vaka” olarak izliyor. Bu bağlamda, Pistorius’un uyarısı, Almanya’nın güvenlik paradigmasında önemli bir kırılma noktasına işaret ediyor. Federal hükümet, eyalet düzeyinde AfD’nin etkisini sınırlamak için yasal boşlukları araştırırken, muhalefet partileri bu adımı demokratik normları zedeleyici olarak nitelendiriyor. Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise AfD’nin “anayasal düşman” olarak tanımlanması gerektiğini savunuyor.

Konuyla ilgili hukuki belirsizlik sürüyor. Alman anayasası (Grundgesetz), federal ve eyalet yönetimleri arasında işbirliğini öngörürken, “anayasal sadakat” ilkesi gereği ortak güvenlik çıkarlarının korunmasını şart koşuyor. Ancak Pistorius, “Eğer bir bakan, Moskova’nın çıkarları doğrultusunda hareket ediyorsa, bu ortak güvenlik için bir tehdit oluşturur” diyerek, hükümetin mevcut yasalar çerçevesinde bilgi akışını kısıtlama hakkı olduğunu vurguladı. Bu durum, Almanya’da “wehrhafte Demokratie” (mücadeleci demokrasi) kavramının sınırlarını test eden yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Bölgesel ve küresel boyut

Almanya’nın bu hamlesi, Avrupa genelinde aşırı sağ partilerin yükselişine karşı alınan önlemlerin bir parçası olarak görülüyor. Fransa’da Marine Le Pen’in Ulusal Birlik Partisi, İtalya’da Giorgia Meloni’nin İtalya’nın Kardeşleri Partisi gibi örnekler, aşırı sağın giderek ana akım siyasette daha etkili hale geldiğini gösteriyor. Ancak Almanya’nın bu hamlesi, özellikle Doğu Avrupa’da benzer partilerin iktidarda olduğu ülkelerde (örneğin Macaristan’da Viktor Orban) tepkiyle karşılanıyor. Orban hükümeti, Alman kararını “demokratik olmayan bir müdahale” olarak nitelendirirken, Polonya’da yeni kurulan hükümet ise bu adımı “Rusya’ya karşı mücadelede haklı bir önlem” olarak değerlendirdi.

Küresel ölçekte, Batı’nın güvenlik mimarisini zorlayan gelişmeler yaşanıyor. ABD’de eski Başkan Donald Trump’ın yeniden aday olma ihtimali ve Avrupa’da aşırı sağın yükselişi, NATO ve AB’nin geleceğini tartışmaya açıyor. Almanya’nın AfD’yi hedef alan bu tutumu, aslında daha geniş bir güvenlik açmazını yansıtıyor: Demokrasiler, kendi içlerinden gelen tehditlere karşı kendilerini nasıl koruyabilir? Bu soru, özellikle Rusya’nın Avrupa’da nüfuz kazanma çabalarıyla birleştiğinde, Berlin’i harekete geçmeye itiyor. ZDF’e konuşan güvenlik uzmanları, federal hükümetin bu adımının, “Moskova’nın beşinci kol faaliyetlerine karşı bir önleyici darbe” olduğunu belirtiyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, Almanya’daki aşırı sağın yükselişini ve buna karşı alınan önlemleri yakından izliyor. Zira Almanya’da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk kökenli nüfus, AfD’nin göçmen karşıtı ve İslamofobik söylemlerinden doğrudan etkileniyor. Almanya’nın AfD’li bir eyalet bakanına gizli bilgi vermemesi, Türkiye’nin NATO ve AB ile ilişkilerinde güvenlik odaklı bir işbirliğini pekiştirebilir. Ayrıca Türkiye, Rusya ile dengeli ilişkilerini sürdürürken, Almanya’nın Moskova bağlantılı partilere karşı bu sert tutumu, Ankara’nın Ukrayna savaşındaki arabuluculuk rolüne de dolaylı etki edebilir. Özellikle enerji ve savunma alanlarında Almanya ile artan işbirliği, bu tür siyasi krizlerden etkilenmeyecek şekilde yönetilmelidir.

Etiketler:
AlmanyaAfDaşırı sağgüvenlikNATOAvrupaRusyaTürkiye

İlgili Haberler

Futbol Yıldızı Sınıfa Döndü
Avrupa

Futbol Yıldızı Sınıfa Döndü

9 dk önce

📰
Avrupa

Sağın yükselişi vatanseverlik anlayışımızı yeniden şekillendirdi

14 dk önce

Fransa'nın 'Kirli İş' Kabiliyeti: Sert Güç Gösterisi
Avrupa

Fransa'nın 'Kirli İş' Kabiliyeti: Sert Güç Gösterisi

15 dk önce

İngiliz aşırı sağcı lider Farage'a yeni hediye iddiaları
Avrupa

İngiliz aşırı sağcı lider Farage'a yeni hediye iddiaları

17 dk önce