Malezya merkezli düşük maliyetli havayolu AirAsia, serebral palsi teşhisi konulmuş bir çocuk yolcunun 'güvenlik gereklilikleri' gerekçesiyle uçaktan indirilmesinin ardından politikasını gözden geçirme kararı aldı. Olay, 20 Şubat 2025 tarihinde Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı'nda meydana geldi. Çocuğun annesi, kızının daha önce de AirAsia ile seyahat ettiğini belirterek, bu kez neden reddedildiklerini sorguladı. Havayolu şirketi, konuyla ilgili soruşturma başlattığını ve mevcut prosedürlerin netleştirilmesi için adımlar atıldığını duyurdu.
Gelişmenin Arka Planı
AirAsia'dan yapılan açıklamada, serebral palsili çocuğun uçuş öncesinde mürettebat tarafından yapılan değerlendirmede 'güvenlik gerekliliklerini' karşılamadığı gerekçesiyle uçağa alınmadığı belirtildi. Havayolu yetkilileri, kararın yolcu güvenliğini ön planda tutarak alındığını ifade etti. Ancak çocuğun annesi, kızının daha önce AirAsia ile iki kez sorunsuz uçtuğunu ve bu seferki kararın keyfi olduğunu iddia etti. Olayın medyaya yansımasının ardından AirAsia CEO'su Tony Fernandes, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Durumu araştırıyoruz. Amacımız herkes için güvenli ve kapsayıcı bir seyahat deneyimi sağlamak. Politikalarımızı bu doğrultuda güncelleyeceğiz" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Olay, havayolu şirketlerinin engelli yolculara yönelik politikalarını yeniden gündeme taşıdı. Asya-Pasifik bölgesinde faaliyet gösteren birçok havayolu, özellikle serebral palsi gibi nörolojik rahatsızlıkları olan yolcular için standart prosedürler belirlemiş durumda. Ancak AirAsia'nın bu olaydaki yaklaşımı, engelli hakları savunucuları tarafından eleştirildi. Endonezya ve Malezya merkezli sivil toplum kuruluşları, havayolunun politikasını uluslararası sivil havacılık standartlarına uygun hale getirmesi çağrısında bulundu. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ise engelli yolcuların taşınmasına ilişkin kılavuz ilkeler yayınlamış olsa da, her havayolunun uygulamaları farklılık gösterebiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'den AirAsia'ya doğrudan uçuş bulunmamakla birlikte, Türk Hava Yolları (THY) ve Pegasus gibi yerli havayolları engelli yolculara yönelik kapsamlı hizmet politikalarına sahiptir. Bu olay, Türkiye'nin engelli hakları konusundaki mevzuatını ve havayolu uygulamalarını uluslararası standartlarla karşılaştırması açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Ayrıca, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesiyle artan ticari ve turistik ilişkileri düşünüldüğünde, benzer durumların yaşanmaması için Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün prosedürleri gözden geçirmesi faydalı olabilir. Küresel çapta engelli bireylerin seyahat haklarına yönelik farkındalığın artması, Türkiye'nin de bu alandaki uygulamalarını daha kapsayıcı hale getirmesi için bir fırsat sunuyor.