Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC), iki yıl önce Kongre'den düşürmeyi başardığı Demokrat Temsilci Cori Bush'un siyasi kariyerine son noktayı koyduğunu düşünüyordu. Ancak Bush, 2026 ara seçimlerinde yeniden aday olma kararı aldı ve AIPAC şimdi bu dönüşü engellemek için büyük bir bütçe ayırdı. Eski Temsilci, Missouri'nin 1. Bölgesi'nde yeniden seçilmek için yarışırken, AIPAC'ın bağış toplama ve reklam kampanyalarıyla karşı karşıya. Bu hamle, İsrail yanlısı lobinin Demokrat Parti içindeki etkisini ve iç siyasi mücadelelerdeki rolünü bir kez daha gündeme taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Cori Bush, 2020'de George Floyd protestolarının ardından polis bütçesini kısma ve sosyal adalet söylemleriyle dikkat çekmişti. Kongre'deki ilk döneminde İsrail-Filistin meselesinde Filistin yanlısı bir duruş sergileyen Bush, AIPAC'ın hedefi haline gelmişti. 2024'teki ön seçimde AIPAC, Bush'un rakibi Wesley Bell'in lehine 8 milyon dolardan fazla harcayarak onu mağlup etmişti. Bush, o dönem kampanyasını "AIPAC'ın en büyük finansal saldırısına uğradım" diyerek eleştirmişti.
Şimdi ise Bush, 2026'da yeniden aday olacağını açıkladı. AIPAC, bu kez de benzer bir strateji izleyerek büyük bağışçılarını harekete geçirdi. İsrail yanlısı lobi, Bush'un dönüşünü engellemek için reklam ve saha çalışmalarına milyonlarca dolar aktarıyor. Bu durum, Demokrat Parti'nin sol kanadı ile merkezci İsrail yanlısı kanadı arasındaki gerilimi derinleştiriyor. Bush, kampanyasında AIPAC'ı "demokratik süreci satın almaya çalışan bir dış güç" olarak tanımlarken, destekçileri bu mücadeleyi "siyasi yozlaşmaya karşı bir savaş" olarak görüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AIPAC'ın Bush'a yönelik bu hamlesi, ABD'de İsrail yanlısı lobinin Kongre üzerindeki etkisinin devam ettiğini gösteriyor. Özellikle Demokrat Parti içinde İsrail-Filistin meselesinde artan fikir ayrılıkları, partinin gelecekteki dış politika yönelimini etkileyebilir. Bush gibi "Squad" üyesi ilerici Demokratların hedef alınması, ABD'nin Orta Doğu politikasında Filistin yanlısı seslerin bastırılması olarak yorumlanıyor. Küresel ölçekte ise bu durum, ABD'deki siyasi bağış sisteminin demokrasi üzerindeki olumsuz etkilerine dair tartışmaları yeniden alevlendiriyor. Ayrıca, İsrail-Hamas savaşı sonrası artan antisemitizm ve İsrail karşıtı söylemler bağlamında, AIPAC'ın faaliyetleri Amerikan Yahudi toplumunda da farklı görüşlere yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD Kongresi'ndeki İsrail yanlısı lobinin gücünü muhafaza etmesi, Türk-Amerikan ilişkilerinde Filistin meselesi ve Orta Doğu politikaları bağlamında dolaylı etkiler yaratabilir. AIPAC'ın solcu Filistin yanlısı adayları hedef alması, ABD'nin bölgede İsrail'e verdiği desteğin süreceğine işaret ediyor. Türkiye'nin, özellikle Gazze savaşı sonrası İsrail'le ilişkilerinde yaşanan gerginlik göz önüne alındığında, ABD'deki bu tür lobi faaliyetleri Ankara'nın Washington nezdindeki çıkarlarını etkileyebilir. Ancak Türkiye, çok yönlü dış politikası ve bölgesel aktörlerle kurduğu dengeler sayesinde bu tür gelişmelere karşı esnek bir pozisyona sahiptir.