Bir aile terapisti, günümüz ergenlerinin, geleceklerini şekillendiren kritik bir kişilik özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Newsweek’e konuşan terapist, bu durumun gençlerin duygusal refahı üzerinde "zararlı" etkiler yarattığını belirtti. Uzmana göre, dijital çağın getirdiği anlık tatmin alışkanlıkları ve sosyal medya baskısı, gençlerin sabır ve azim gibi temel karakter özelliklerini köreltiyor. Bu durum, onların uzun vadeli hedefler belirleme ve bu hedeflere ulaşma becerilerini olumsuz etkiliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Dijitalleşme ve Kişilik Değişimi
Terapist, yaptığı açıklamada, ergenlerin özellikle "sebat" (perseverance) özelliğini kaybettiğini vurguladı. Sebat, bireyin zorluklar karşısında yılmadan hedefine ulaşmak için çaba gösterme yeteneği olarak tanımlanıyor. Uzmana göre, akıllı telefonlar ve sosyal medya platformları, gençlerin beynini sürekli olarak kısa süreli ödüllere odaklanacak şekilde yeniden şekillendiriyor. Bu durum, okul performansından kariyer planlamasına kadar pek çok alanda sorunlara yol açıyor.
Terapist, sözlerine şöyle devam etti: "Ergenler artık bir filmi baştan sona izlemekte veya bir kitabı bitirmekte zorlanıyor. Çünkü beyinleri, 15 saniyelik videolarla sürekli uyarılmaya alışmış durumda. Bu, onların odaklanma sürelerini kısaltırken, aynı zamanda hayal kırıklığına tahammül etme becerilerini de zayıflatıyor." Uzman, bu eğilimin uzun vadede toplumsal bir sorun haline gelebileceği uyarısında bulundu.
Araştırmalar, sebat özelliğinin akademik başarı ve profesyonel hayatta başarı ile doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. Örneğin, Angela Duckworth'un 'Grit' (Azim) üzerine yaptığı çalışmalar, sebatın IQ'dan daha önemli bir başarı göstergesi olduğunu ortaya koymuştur. Terapist, ailelere ve eğitimcilere, çocuklara küçük yaşlardan itibaren uzun vadeli hedefler koymayı ve bu hedeflere ulaşmak için çaba göstermeyi öğretmeleri çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Benzer Endişeler Dünya Genelinde Artıyor
Bu endişeler yalnızca ABD'ye özgü değil. Avrupa, Asya ve diğer bölgelerdeki eğitim uzmanları da benzer eğilimler bildiriyor. Özellikle Güney Kore, Japonya ve Finlandiya gibi yüksek eğitim standartlarına sahip ülkelerde, dijital bağımlılık ve azim eksikliği konusunda araştırmalar yoğunlaşıyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) da yayınladığı bir raporda, 21. yüzyıl becerileri arasında azim ve kararlılığın önemine vurgu yapmıştı.
Uzmanlar, bu durumun küresel iş gücünün geleceği üzerinde de önemli etkileri olabileceğini belirtiyor. Otomasyon ve yapay zeka çağında, insanları ayırt edici kılan özelliklerin başında yaratıcılık, problem çözme ve azim geliyor. Eğer genç kuşak bu özellikleri kaybederse, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde rekabet gücü zayıflayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer endişeler dile getiriliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 16-24 yaş arası gençlerde internet ve sosyal medya kullanım oranı yüzde 90'ın üzerinde. Bu durum, dikkat dağınıklığı ve odaklanma sorunlarını beraberinde getiriyor. Türk eğitim sisteminde son yıllarda yapılan reformlar, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor ancak uzmanlar, sebat gibi karakter özelliklerinin aile içinde kazandırıldığını vurguluyor. Türkiye'nin genç nüfus yapısı ve dinamik iş gücü, bu tür kişilik özelliklerinin korunmasını stratejik bir öncelik haline getiriyor. Aksi takdirde, genç işsizliği ve verimlilik sorunları derinleşebilir.