Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) Başkanı Dr. Jean Kaseya, kıta genelinde Ebola gibi salgın hastalıklarla mücadelede uluslararası ajanslar ve yabancı bağışçılar yerine Afrika liderlerinin kendi yanıtlarını sahiplenmesi gerektiğini vurguladı. Kaseya, "Hastalıkları yenmek için artık dışarıdan gelen kampanyalara değil, Afrika'nın kendi liderliğine ihtiyacımız var" diyerek kıtanın sağlık egemenliğini güçlendirme çağrısı yaptı.
Salgınlarla Mücadelede Dışa Bağımlılık Sorunu
Uzun yıllar boyunca Ebola, HIV/AIDS ve tüberküloz gibi hastalıklarla mücadele, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ve diğer uluslararası kuruluşların öncülüğünde yürütüldü. Özellikle 2014-2016 Batı Afrika Ebola salgınında uluslararası toplumun müdahalesi hayati önem taşısa da, bu durum Afrika ülkelerinin kendi sağlık sistemlerini güçlendirmesini geciktirdi. Dr. Kaseya, bu bağımlılık döngüsünü kırmak istiyor. Africa CDC, 2022'de bağımsız bir kuruluş olarak yapılandırıldı ve kıta genelinde hastalık gözetimi, laboratuvar kapasitesi ve acil durum müdahale ekipleri oluşturma konusunda çalışmalar yürütüyor. Kaseya, "Afrika'nın kendi kendine yetebilen bir sağlık mimarisi kurması gerekiyor. Dışarıdan gelen her müdahale geçici bir çözümdür" ifadelerini kullandı.
Kaseya'nın liderliğinde Africa CDC, 2023'te kıta genelinde 10.000'den fazla sağlık çalışanını eğitti ve 20'den fazla ülkede acil durum operasyon merkezleri kurdu. Ancak finansman hâlâ büyük ölçüde dış kaynaklara bağımlı. Afrika Birliği, 2021'de sağlık bütçesini %30 artırmayı taahhüt etse de, birçok ülke bu hedefin gerisinde kaldı. Dr. Kaseya, Afrika ülkelerinin sağlık harcamalarını artırması ve yerel ilaç üretimini teşvik etmesi gerektiğini belirtiyor.
Küresel Sağlık Güvenliği ve Yeni İşbirliği Modelleri
Afrika'nın salgın yanıtında daha fazla söz sahibi olması, küresel sağlık güvenliği açısından da kritik. COVID-19 pandemisi, dünyanın bir bölgesindeki salgının hızla küreselleşebileceğini gösterdi. Bu nedenle, Afrika'nın kendi kendine yeterli hale gelmesi, küresel salgın hazırlığı için de bir sigorta işlevi görüyor. Dr. Kaseya, "Afrika'da bir salgın çıktığında dünya panikliyor. Ama biz kendi sorunumuzu çözebilirsek, bu tüm dünyayı korur" diyor. Africa CDC, son dönemde Çin, Japonya ve Avrupa Birliği ile işbirliği anlaşmaları imzalayarak teknoloji transferi ve kapasite geliştirme konusunda adımlar attı. Ayrıca, Afrika İlaç Ajansı'nın kurulmasıyla kıtada ilaç üretiminin artırılması hedefleniyor.
Ancak, bazı uzmanlar Afrika ülkeleri arasındaki koordinasyon eksikliğine ve siyasi istikrarsızlığa dikkat çekiyor. Kaseya, bu zorluklara rağmen kararlı: "Liderlerin sorumluluk alması gerekiyor. Biz sadece teknik destek sağlıyoruz, ama kararı Afrika'nın kendisi vermeli."
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afrika'nın sağlık alanında kendi kendine yeterliliğini artırma çabası, Türkiye'nin Afrika açılımı ve sağlık diplomasisi için yeni fırsatlar sunuyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'da hastane inşası, tıbbi malzeme yardımı ve sağlık personeli eğitimi gibi projelerle etkisini artırıyor. Dr. Kaseya'nın vurguladığı yerel liderlik ve kapasite geliştirme ilkeleri, Türkiye'nin Afrika'daki sağlık işbirliklerine uygun bir zemin oluşturuyor. Türk firmaları, ilaç ve tıbbi cihaz üretiminde Afrika pazarında rekabet edebilir. Ayrıca, Afrika CDC ile ortak projeler geliştirilerek Türkiye'nin kıtadaki yumuşak gücü pekiştirilebilir. Ancak, Türkiye'nin kendi sağlık sistemindeki deneyimini aktarması ve Afrika ülkeleriyle ikili anlaşmalar yapması, bu potansiyeli gerçeğe dönüştürecektir.