Afrika Boynuzu'nda gerilim hızla tırmanıyor. Eritre'nin, Etiyopya ile tüm diplomatik ve ekonomik bağlantılarını kestiğini açıklamasının ardından bölgede geniş çaplı bir savaş çıkması endişesi arttı. Etiyopya, Eritre ve Mısır arasındaki karşılıklı suçlamalar, Tigray çatışmasının artık bir iç mesele olmaktan çıktığını gösteriyor. Afrika Birliği (AU), tarafları itidale çağırırken, uluslararası toplum da gelişmeleri kaygıyla izliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Eritre hükümeti, Etiyopya'nın Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile yürüttüğü çatışmada kendisine yönelik artan baskı ve suçlamaları gerekçe göstererek ilişkileri kestiğini duyurdu. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ise Eritre'yi "bölgesel istikrarı bozmakla" suçladı. İki ülke arasındaki gerilim, 2018'de imzalanan barış anlaşmasıyla sona eren savaşın yeniden alevlenme riskini taşıyor.
Tigray çatışması, Kasım 2020'de Etiyopya federal hükümeti ile Tigray bölgesel yönetimi arasında başladı. Eritre, çatışmanın başlangıcında Etiyopya ordusuna destek vererek Tigray'a asker göndermişti. Ancak son aylarda Eritre'nin Tigray'dan çekilme sinyalleri vermesi ve Etiyopya'nın Eritre'yi hedef alan açıklamaları, ittifakın bozulduğunu gösteriyor. Mısır ise Nil Nehri üzerindeki Rönesans Barajı (GERD) nedeniyle Etiyopya ile zaten ihtilaflı. Mısır'ın Eritre ile askeri işbirliğini güçlendirmesi, Etiyopya'yı çevreleme stratejisi olarak yorumlanıyor.
Bölgede insani durum da giderek kötüleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Tigray'da 5 milyondan fazla insan acil yardıma muhtaç. Eritre'nin sınırı kapatması, yardım koridorlarını daha da daralttı. Afrika Birliği, taraflar arasında arabuluculuk girişimlerini sürdürüyor ancak somut bir sonuç alınamadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Afrika Boynuzu, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne açılan stratejik konumuyla küresel güçlerin ilgi odağında. Eritre'nin limanları, Etiyopya'nın denize açılan kapısı konumunda. İlişkilerin kesilmesi, Etiyopya'nın dış ticaretini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, bölgede artan istikrarsızlık, el-Kaide ve IŞİD gibi örgütlerin yeniden güç kazanmasına zemin hazırlayabilir.
ABD, Çin ve Rusya da bölgede nüfuz mücadelesi yürütüyor. Çin, Etiyopya'da altyapı yatırımlarına devam ederken, Rusya Eritre'de askeri üs edinme arayışında. ABD ise Etiyopya'ya yönelik yaptırımları sürdürüyor. Bu rekabet, krizin çözümünü zorlaştırıyor.
Avrupa Birliği, taraflara diyalog çağrısı yaparken, insani yardımın engellenmemesi konusunda uyarıda bulundu. BM Güvenlik Konseyi ise henüz somut bir adım atmadı. Uzmanlar, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmesi durumunda milyonlarca insanın yerinden edileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda stratejik çıkarlara sahip. Etiyopya ile ticari ilişkileri güçlü; Türk müteahhitlik firmaları ülkede önemli projeler yürütüyor. Eritre ile ilişkiler ise sınırlı. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki deniz ticaretini ve insani yardım faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, artan gerilim, Türkiye'nin Somali ve Sudan gibi ülkelerdeki nüfuzunu da tehdit edebilir. Türkiye'nin, Afrika Birliği ve BM nezdinde arabuluculuk girişimlerini desteklemesi, bölgesel barışa katkı sağlayabilir.