Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Moskova'nın Kiev ve diğer şehirlerdeki insanları göçe zorlamayı amaçlayan yeni hava saldırısı politikasına yanıt olarak Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları yoğunlaştıracaklarını, ancak sivil hedefleri vurmayacaklarını duyurdu. Zelenski, bu açıklamayı 3 Ekim Salı günü Kiev'de yaptığı basın toplantısında yaptı.
Rusya'nın yeni hava saldırısı doktrini ve Kiev'in yanıtı
Zelenski, Rusya'nın son haftalarda Ukrayna'nın enerji altyapısına ve kent merkezlerine yönelik saldırılarını artırdığını belirterek, bu saldırıların "yeni bir doktrin" çerçevesinde gerçekleştirildiğini söyledi. Bu doktrinin amacının, kış aylarında Ukraynalıları Kiev ve diğer büyük şehirlerden kaçırmak, böylece ülkenin ekonomik ve sosyal yapısını çökertmek olduğunu ifade etti.
Ukrayna lideri, "Rusya, enerji altyapımızı yok ederek halkımızı soğuğa ve karanlığa mahkum etmeye çalışıyor. Ancak biz pes etmeyeceğiz. Onların petrol rafinerilerini vurarak savaş makinesini besleyen kaynakları kurutacağız. Bu, meşru müdafaa hakkımızdır" dedi.
Zelenski, Ukrayna'nın uzun menzilli insansız hava araçları ve füze yeteneklerini geliştirdiğini, bu silahların Rusya'nın derinliklerindeki stratejik hedefleri vurabilecek kapasitede olduğunu vurguladı. Ancak sivil kayıplara yol açmamak için azami özen gösterdiklerini söyledi: "Biz Rusya gibi sivil altyapıyı hedef almıyoruz. Sadece askeri ve ekonomik hedefleri vuruyoruz. Bu, aramızdaki ahlaki farktır."
Rus petrol rafinerileri neden kritik önemde?
Rusya, dünyanın en büyük ham petrol ve petrol ürünleri ihracatçılarından biri. Petrol gelirleri, Rus bütçesinin yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor ve Kremlin'in savaş finansmanında hayati rol oynuyor. Ukrayna'nın son aylarda Rus rafinerilerine yönelik insansız hava aracı saldırıları, bazı tesislerde üretimi durma noktasına getirmiş, Moskova'nın petrol ihracatında dalgalanmalara yol açmıştı.
Uzmanlara göre, Ukrayna'nın rafineri saldırıları Rusya'nın iç piyasasında akaryakıt fiyatlarını artırarak halk üzerindeki ekonomik baskıyı yoğunlaştırabilir. Ancak bu saldırıların Rusya'nın savaş kapasitesi üzerindeki etkisi konusunda farklı değerlendirmeler bulunuyor. Bazı analistler, Rusya'nın ihracatını deniz yoluyla sürdürerek kayıpları telafi edebileceğini belirtiyor.
Zelenski'nin açıklamaları, Batılı müttefiklerin Ukrayna'ya uzun menzilli silah tedariki konusundaki tereddütlerinin sürdüğü bir dönemde geldi. ABD ve Almanya, Rusya topraklarındaki hedeflere yönelik saldırılar için kendi silahlarının kullanılmasına sıcak bakmıyor. Ukrayna ise kendi geliştirdiği insansız hava araçlarıyla bu açığı kapatmaya çalışıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Ukrayna'nın Rus enerji altyapısına yönelik saldırıları, küresel petrol piyasalarında arz endişelerini artırıyor. Brent petrol fiyatları, son haftalarda Orta Doğu'daki gerilimlerin de etkisiyle dalgalı bir seyir izliyor. Rus rafinerilerinin vurulması, özellikle dizel ve benzin gibi rafine ürünlerde küresel arzı daraltabilir. Avrupa ülkeleri, Rus petrol ürünlerine uygulanan yaptırımlar nedeniyle alternatif kaynaklara yönelmiş durumda, ancak küresel fiyatların yükselmesi enflasyon baskılarını artırabilir.
Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları, Avrupa'da enerji güvenliği endişelerini yeniden gündeme getirdi. Ukrayna topraklarından geçen doğalgaz hatları, Avrupa'nın arz güvenliği açısından hâlâ önemli bir rol oynuyor. Kiev'in açıklamaları, savaşın enerji boyutunun önümüzdeki kış aylarında daha da kritik hale geleceğini gösteriyor.
NATO ve AB yetkilileri, Ukrayna'nın meşru müdafaa hakkını desteklemekle birlikte, saldırıların sivil kayıplara yol açmaması ve gerilimi daha da tırmandırmaması konusunda uyarıyor. Moskova ise Ukrayna'nın enerji tesislerine yönelik saldırılarını "terörizm" olarak nitelendiriyor ve Batı'yı suçluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ve Ukrayna arasında denge politikası yürütürken, bu gelişme enerji güvenliği ve ekonomik istikrar açısından yakından takip edilmeli. Türkiye, Rus petrol ürünleri ithalatında önemli bir paya sahip; rafineri saldırıları küresel fiyatları yükselterek cari açığı olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Ukrayna tahıl koridoru ve esir takası gibi arabuluculuk girişimleriyle savaşın seyrinde kritik bir aktör. Ankara, taraflar arasındaki gerilimin tırmanmasının Karadeniz'deki güvenlik dengelerini bozmasından endişe ediyor. Montrö Sözleşmesi çerçevesinde boğazlardaki statüko korunurken, Türkiye'nin diplomatik çözüm çağrıları önemini koruyor.