ABD'nin Afganistan'da başlattığı ve çeyrek asır süren askeri müdahale, 2021'deki kaotik çekilme ile sona erdi. 7 Ekim 2001'de başlayan operasyon, 11 Eylül saldırılarının ardından El Kaide ve Taliban'ı hedef aldı. 25 yıl boyunca süren çatışmalar, yüz binlerce sivilin ölümüne ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açtı. Bu süreç, foto muhabirlerinin objektifinden çarpıcı karelerle tarihe geçti.
Savaşın Arka Planı: 11 Eylül'den Taliban'ın Dönüşüne
11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD, Afganistan'ı işgal ederek Taliban rejimini devirdi ve El Kaide lideri Usame bin Ladin'i hedef aldı. 2001-2021 arasında ABD ve müttefikleri, Afganistan'da demokrasi inşa etmeye çalıştı ancak yolsuzluk, istikrarsızlık ve artan sivil kayıplar savaşın gidişatını olumsuz etkiledi. 2011'de Bin Ladin'in Pakistan'da öldürülmesi sembolik bir zafer olsa da Taliban yeniden güçlendi. 2020'de imzalanan Doha Anlaşması ile ABD asker çekme taahhüdü verdi; 2021'de NATO güçleri çekildi ve Taliban hızla yönetimi ele geçirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Afganistan savaşı, sadece ABD'nin değil, bölgedeki tüm aktörlerin dengelerini değiştirdi. Pakistan, İran, Rusya ve Çin, savaş sonrası dönemde etkilerini artırdı. Taliban'ın dönüşü, Orta Asya'da güvenlik endişelerini körükledi. Göç dalgaları Avrupa'ya kadar uzandı. ABD'nin prestiji zedelenirken, Çin ve Rusya yeni iş birliği arayışlarına girdi. Afganistan, küresel terörizmle mücadelede bir dönüm noktası oldu; ancak savaşın insani bilançosu ağır oldu: 2019'da Birleşmiş Milletler verilerine göre 100 binden fazla sivil hayatını kaybetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'daki istikrarsızlıktan doğrudan etkilendi. NATO üyesi olarak savaşa asker gönderen Türkiye, aynı zamanda Kabil Havalimanı'nın güvenliğini üstlenmişti. Taliban'ın dönüşüyle Türkiye, bölgede artan göç dalgası ve radikal grupların sızma riskiyle karşı karşıya kaldı. Orta Asya ile ticaret yolları ve enerji projeleri sekteye uğradı. Ankara, Taliban ile diyalog kanallarını açık tutarak insani yardım ve diplomatik çözüm arayışını sürdürüyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve dış politikasında hassas bir denge kurmasını gerektiriyor.