Afganistan yönetimi, Pakistan’ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinde bulunan Zhob bölgesine insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenledi. Saldırıda can kaybı yaşanmazken, Pakistan Dışişleri Bakanlığı büyükelçisini Ankara’ya çağırarak konuyu İslamabad yönetimine iletti. Bu olay, iki ülke arasında uzun süredir devam eden sınır ötesi saldırı döngüsünün son halkası olarak kayıtlara geçti. Afganistan ve Pakistan, terörle mücadele başta olmak üzere pek çok konuda anlaşmazlık yaşıyor ve bu durum ikili ilişkileri neredeyse kopma noktasına getirdi.
Gelişmenin Arka Planı: Sınır Ötesi Operasyonlar ve Diplomatik Kriz
Pakistan ile Afganistan arasındaki gerginlik, özellikle 2021’de Taliban’ın Kabil’de yönetimi ele geçirmesinden bu yana tırmanışa geçti. Pakistan, Afganistan topraklarını kullanarak saldırı düzenleyen Tahrik-i Taliban Pakistan (TTP) militanlarına karşı sınır ötesi operasyonlar yapmakla suçlanıyor. Afganistan yönetimi ise Pakistan’ı, Afgan mültecilere kötü muamele etmek ve sınır anlaşmazlıklarını kışkırtmakla itham ediyor. Geçtiğimiz aylarda Pakistan’ın, Afganistan’daki hedeflere hava saldırıları düzenlediği iddia edilmiş, Afganistan da buna misilleme yapma tehdidinde bulunmuştu. Son İHA saldırısı, bu karşılıklı suçlamaların bir uzantısı olarak görülüyor.
İki ülke arasındaki Durand Hattı olarak bilinen sınır, tarihsel bir anlaşmazlık konusu. Afganistan bu sınırı tanımazken, Pakistan sınır güvenliğini sağlamak için fiziki bariyer inşa ediyor. Sınır ötesi geçişlerde yaşanan sorunlar, ticaretin yanı sıra mülteci hareketlerini de etkiliyor. Pakistan’da yaklaşık 1,5 milyon Afgan mülteci yaşıyor ve İslamabad yönetimi, bunların bir kısmını sınırdışı etme politikası izliyor. Bu durum, Kabil yönetiminin sert tepkisine yol açıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Güney Asya’da Yeni Bir Çatışma Odağı mı?
Afganistan-Pakistan arasındaki gerilim, yalnızca ikili ilişkileri değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Hindistan, Çin ve İran gibi ülkeler, bu çatışmadan doğrudan veya dolaylı olarak etkileniyor. Hindistan, Pakistan’ı Afganistan’da istikrarsızlık yaratmakla suçlarken, Çin ise Pakistan’a olan stratejik bağlılığı nedeniyle gelişmeleri yakından izliyor. Öte yandan, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sonrası bölgedeki güç boşluğu, terör örgütlerinin yeniden faaliyete geçmesine zemin hazırlamış durumda. TTP ve IŞİD-Horasan gibi örgütler, bu boşluktan faydalanarak hem Afganistan’da hem de Pakistan’da saldırılar düzenliyor. Uzmanlar, sınır ötesi saldırıların durdurulmaması halinde iki ülke arasında sıcak çatışma riskinin arttığı uyarısında bulunuyor. Uluslararası toplum ise tarafları itidal ve diyaloğa çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem Pakistan hem de Afganistan ile tarihsel bağlara sahip. Ankara, İslamabad ve Kabil arasında arabuluculuk rolü oynayabilir, ancak iki ülke arasındaki derin güvensizlik bu rolü zorlaştırıyor. Türkiye’nin bölgedeki asıl endişesi, istikrarsızlığın terör örgütlerine yaraması ve Orta Asya’ya sıçraması. Ayrıca, Türkiye’nin Pakistan ile savunma sanayii işbirliği ve Afganistan’daki insani yardım faaliyetleri, bu gerilimden olumsuz etkilenebilir. Türk dış politikası, iki ülkeyi diyalog masasına oturtmak için çaba gösterebilir.