Afganistan'ın kuzeydoğusundaki Badahşan vilayetinde, son yıllarda dikilen kavak ağaçlarının gölgesinde köylüler, yıllar süren savaş ve kuraklığın ardından ağaçların değerini yeniden keşfediyor. Köy muhtarı Gulam Ali Poya, eskiden bölgenin yemyeşil fıstık ormanlarıyla kaplı olduğunu, ancak uzun yıllar süren çatışmalar, yakıt ihtiyacı ve kontrolsüz kesimler nedeniyle bu ormanların neredeyse tamamen yok olduğunu belirtiyor. Şimdi ise topluluk, hem toprağı korumak hem de gelir elde etmek amacıyla yeniden ağaçlandırma seferberliği başlatmış durumda. Poya, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Eskiden burada sayısız fıstık ağacı vardı" diyerek, geçmişi işaret ediyor. Bugün ise köylüler, kısa sürede büyüyen kavakları tercih ediyor; çünkü odun ve kereste olarak satılabiliyor, aynı zamanda erozyonu önlüyor.
Ağaçlandırma Çabalarının Arkasındaki Dinamikler
Afganistan'da on yıllardır süren savaş, orman varlığını ciddi şekilde tahrip etti. 1979'daki Sovyet işgalinden bu yana, ülke yüzeyinin yaklaşık üçte birini kaplayan ormanların büyük kısmı yok oldu. Özellikle fıstık ağaçları, yüksek kaliteli odunu ve meyvesi nedeniyle hedef haline geldi. Ancak son yıllarda, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle yeniden ağaçlandırma projeleri hız kazandı. Badahşan'da, birçok köyde sadece kavak değil, aynı zamanda fıstık, badem ve ceviz gibi meyve ağaçları da dikiliyor. Köylüler, bu ağaçların hem toprağı nemli tuttuğunu hem de ek gelir sağladığını vurguluyor. Poya, bir ağacın 10 yılda olgunlaştığını ve bu süreçte bakımının zahmetli olduğunu ancak uzun vadede karlı olduğunu söylüyor. Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2020'den bu yana ülke genelinde 30 milyondan fazla fidan dikildi; bunun önemli bir kısmı Badahşan gibi kuzey vilayetlerinde gerçekleşti.
Ancak ağaçlandırma, sadece ekonomik bir faaliyet değil; aynı zamanda bir direniş sembolü. Savaş ve kuraklığın getirdiği yoksulluk ve göç dalgasına karşı, köylüler topraklarında kalmanın bir yolunu arıyor. Yetkililer, ağaç dikiminin göçü azalttığını ve toplulukları bir arada tuttuğunu belirtiyor. Her ağaç, geleceğe dair bir umut ışığı olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Afganistan'daki ağaçlandırma hareketi, iklim değişikliğiyle mücadelede de kritik bir rol oynuyor. Ülke, dünya genelinde en fazla iklim değişikliğinden etkilenen ülkeler arasında. Kuraklık, sel ve toprak erozyonu, tarımı tehdit ediyor. Ağaçlandırma, bu etkileri hafifletmenin yanı sıra karbon emilimine de katkıda bulunuyor. Aynı zamanda, bölgesel istikrar açısından da önemli: Yeşeren alanlar, yasa dışı faaliyetlerin (örneğin, haşhaş ekimi ve silahlı grupların barınması) azalmasına yardımcı oluyor. Taliban yönetiminin yeniden iktidara gelmesinden sonra, yönetimin ağaçlandırmaya verdiği destek tartışmalı olsa da, yerel topluluklar kendi kaynaklarıyla hareket etmeye devam ediyor. Bu durum, uluslararası toplumun Afganistan'a yönelik yardım politikalarını da yeniden şekillendirebilir: Kısa vadeli insani yardım yerine, uzun vadeli çevresel ve ekonomik kalkınma projeleri teşvik edilebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Orta Asya ve Afganistan'da çevresel kalkınma projelerine ilgi duymaktadır. Afganistan'daki ağaçlandırma çalışmaları, Türkiye'nin bölgede yürüttüğü TİKA gibi kurumlar aracılığıyla desteklediği kalkınma hamleleriyle örtüşmektedir. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında karbon kredileri ve yeşil ekonomi fırsatları doğabilir. Türkiye, Afganistan'da istikrarın sağlanmasının, düzensiz göçün ve uyuşturucu ticaretinin azaltılmasına katkıda bulunacağı stratejisini benimsemektedir. Bu bağlamda, bölgedeki ağaçlandırma projeleri; hem diplomatik nüfuz hem de insani yardım hedefleri açısından değerlendirilebilir. Türk firmaları da kereste ve tarım ürünleri ticaretinde potansiyel fırsatlar bulabilir.