Afganistan'ın batısındaki Herat kentinde, kadınların kıyafetlerine ilişkin katı düzenlemeleri protesto eden bir grup göstericiye güvenlik güçleri tarafından ateş açıldı. Olayda en az iki protestocunun yaralandığı bildirilirken, Taliban yönetiminin kadın haklarına yönelik baskıcı politikaları bir kez daha uluslararası kamuoyunun gündemine taşındı. Protestocular, daha önce kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan bir grup kadının serbest bırakılmasını talep ediyordu.
Protestoların ardındaki nedenler
Afganistan'da Taliban'ın Ağustos 2021'de yeniden iktidara gelmesinin ardından kadınların kamusal alandaki varlığı ciddi şekilde kısıtlanmıştı. Kadınların yüzlerini tamamen kapatan bir peçe (burka) takmaları zorunlu kılınırken, başörtüsünün yeterli görülmediği, ayrıca erkek yakınları olmadan dışarı çıkmalarının yasaklandığı biliniyor. Son dönemde ise Herat ve Kabil gibi büyük şehirlerde, Taliban'ın sözde 'ahlak polisi' tarafından kadınların kıyafetlerini denetlemek amacıyla rastgele kontroller yapıldığı ve uymayanların gözaltına alındığı haberleri geliyordu.
Protesto gösterisi, 4 Şubat 2025'te Herat'ın merkezinde, daha önce gözaltına alınan kadınların aileleri ve insan hakları aktivistlerinin katılımıyla başladı. Göstericiler, Taliban'ın kadınlara yönelik kıyafet uygulamalarını 'insanlık dışı' olarak nitelendirirken, 'Kadınların kıyafetlerine değil, eğitimlerine odaklanın' sloganları attı. Taliban güvenlik güçleri önce uyarı ateşi açtı, ardından kalabalığa doğrudan ateş ederek gösteriyi dağıttı. Olayda yaralananlar arasında bir kadın aktivist ve bir erkek protestocu bulunuyor. Yaralıların durumunun ciddi olduğu ancak hayati tehlikelerinin bulunmadığı belirtiliyor.
Bölgesel ve uluslararası tepkiler
Afganistan'da kadın hakları konusundaki bu son şiddet olayı, uluslararası toplumdan geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Afganistan Misyonu (UNAMA) olayı kınayarak, 'Kadınların kıyafet seçimi de dahil olmak üzere temel insan haklarını savunan barışçıl göstericilere yönelik şiddet kabul edilemez' açıklamasında bulundu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi de benzer bir kınama yayınlarken, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'Taliban'ın kadınlara yönelik sistematik baskısını sürdürmesinden derin endişe duyduklarını' ifade etti.
Komşu ülkelerden Pakistan, Afganistan'daki gelişmeleri yakından takip ederken, İran ise sınır bölgelerinde güvenlik önlemlerini artırdı. Bölgedeki insan hakları örgütleri, Taliban'ın kadınları hedef alan politikalarının, Afgan mülteci akınını artırabileceği ve bölgesel istikrara tehdit oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Taliban yönetimi olayla ilgili resmi bir açıklama yapmazken, Afganistan'daki bazı medya kuruluşları hükümetin 'yasadışı toplanmaların dağıtılmasında gerekli önlemlerin alındığı' yönünde haberler geçti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'daki bu gelişme, Türkiye'nin bölgeye yönelik dış politikasını doğrudan etkilemese de, insani ve güvenlik boyutlarıyla önem taşıyor. Türkiye, Afganistan'da istikrarın sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması konusunda aktif bir rol üstleniyor. Taliban'ın kadın hakları konusundaki baskıcı politikaları, Türkiye'nin bu ülkeyle olan diplomatik ve ekonomik ilişkilerini zorlaştırabilir. Ayrıca, Afganistan'daki istikrarsızlık, bölgeden Türkiye'ye yönelik düzensiz göçü artırma potansiyeli taşıyor. Ankara, bu nedenle, Afganistan'da kapsayıcı bir yönetim ve insan haklarına saygı çağrılarını sürdürürken, aynı zamanda sınır güvenliği ve göç yönetimi konularında da önlemler almayı sürdürüyor.