Birçok ülkede yaşanan vakalar, erkeklerin internet üzerinden bir araya gelerek cinsel istismar suçları işlediği endişe verici bir trendi gözler önüne seriyor. İngiltere'de "H" kod adıyla anılan bir adam, kurbanlarını uyuşturarak cinsel saldırıda bulundu; kurbanlardan biri, "Bir sürü profili vardı" diyerek sanığın dijital kimliğinin karmaşıklığını anlattı. Bu olay, çevrimiçi platformlarda örgütlenen ve uyuşturucu madde kullanarak cinsel suç işleyen ağların yalnızca bir örneği. Polis ekipleri, kurbanların genellikle tanımadıkları kişilerle buluştuğunu ve saldırıların çoğunun planlı olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Yargı kayıtlarına göre, İngiltere'deki üniversite kampüslerinde ve gece hayatının yoğun olduğu bölgelerde, kurbanlarına içeceklerine uyuşturucu karıştıran ve cinsel saldırıda bulunan erkeklerin sayısında belirgin bir artış yaşanıyor. Benzer vakalar, Avustralya, Kanada ve bazı Avrupa ülkelerinde de rapor ediliyor. Sanıkların çoğu, internet üzerinden tanıştığı kadınları hedef alıyor; bazıları ise arkadaş ortamlarından seçtikleri kişilere uyuşturucu veriyor. Soruşturmalar, bu kişilerin genellikle yalnız çalışmadığını, çevrimiçi forumlar ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden birbirleriyle iletişim kurduğunu ve yöntemlerini paylaştığını ortaya koyuyor.
Birleşik Krallık Ulusal Suç Ajansı (NCA), internet tabanlı bu suç ağlarının, özellikle genç erkekler arasında yaygınlaşan bir "predatör" kültürünü beslediğini belirtiyor. İngiltere ve Galler'de 2020'den bu yana uyuşturucuyla ilişkili cinsel saldırı vakalarında yüzde 40 artış kaydedildi. Bu artışın büyük bölümünün, kurbanların duygu durumu ve hafıza üzerinde etkili olan "zor kullanarak uyuşturma" yöntemine dayandığı ifade ediliyor. Psikiyatristler, bu tür suçlarda kurbanların çoğu zaman olayı hatırlamadığını, bu nedenle adli sürecin uzadığını vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Benzer suç örgütlenmeleri, Avrupa'da da rapor ediliyor. İspanya'da "la manada" (sürü) adı verilen bir grup, 2016'da San Fermín festivalinde bir genç kıza toplu cinsel saldırıda bulunmuş, olayın görüntülerini çevrimiçi platformlarda paylaşmıştı. Bu olay, İspanya'da geniş çaplı protestolara yol açmış ve "Evet hayır demektir" (Solo sí es sí) yasasının çıkarılmasına zemin hazırlamıştı. Almanya'da ise 2023'te iki ayrı şehirde düzenlenen operasyonlarda, internet üzerinden örgütlenen ve onlarca kadına uyuşturucuyla cinsel saldırıda bulunduğu tespit edilen bir ağ çökertildi. Alman polisi, bu tür ağların kullandığı yazılımların şifreleme teknolojilerini aşmak için uluslararası iş birliğinin şart olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlar, bu suçların küresel boyutuna işaret ederek, dijital platformların mevcut yasal düzenlemelerin gerisinde kaldığını belirtiyor. Sosyal medya şirketleri, şüpheli içerikleri tespit etmek ve kaldırmak konusunda baskı altında; ancak uygulamaların çoğu, bu tür özel grupların tespitini engelleyen şifreli mesajlaşma yöntemlerine izin veriyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), 2024 raporunda, internet tabanlı cinsel suç ağlarının hızla arttığını ve ülkelerin yasalarını bu yeni tehditlere göre güncellemesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu küresel trend, Türkiye'de de benzer risklerin habercisi olarak değerlendirilebilir. Türkiye'de internet kullanımının yaygınlaşması ve sosyal medya platformlarının etkinliği, bu tür suç ağlarının oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü, siber suçlarla mücadele birimlerinin bu konudaki çalışmalarını yoğunlaştırması gerektiği açıktır. Ayrıca, toplumsal farkındalığın artırılması ve mağdurların adli süreçlerde desteklenmesi önem taşımaktadır. Türkiye'nin, uluslararası iş birliği mekanizmalarına katılarak bu suçlarla mücadelede aktif rol alması, hem bölgesel hem de küresel istikrar açısından kritiktir.