SPARC (Scholarly Publishing and Academic Resources Coalition) İcra Direktörü Heather Joseph, ABD Yönetim ve Bütçe Ofisi'ne (OMB) çağrıda bulunarak, araştırmacıların federal kamu erişim zorunluluklarını ücretsiz depolama yöntemleriyle karşılayabileceğinin netleştirilmesini istedi. Joseph, mevcut uygulamada araştırmacıların makalelerini yayınlamak için yüksek makale işlem ücretleri (APC) ödemek zorunda bırakıldığını, bunun da kamu kaynaklarının israfına yol açtığını savundu. Açık erişim politikalarının gerçek amacının kamuya açık bilgiyi ücretsiz sunmak olduğunu vurgulayan Joseph, OMB'nin bu konuda tereddüde yer bırakmayacak bir düzenleme yapması gerektiğini belirtti.
Arka Plan: Federal Açık Erişim Politikaları ve APC Sorunu
ABD'de federal kurumlar tarafından finanse edilen araştırmaların sonuçlarının kamuya açık hale getirilmesi, yıllardır tartışılan bir konu. 2013 yılında Obama yönetimi döneminde yayınlanan bir direktifle, yıllık 100 milyon doların üzerinde araştırma bütçesine sahip federal kurumların, finanse ettikleri araştırmaların hakemli makalelerini yayınlandıktan sonra en geç 12 ay içinde ücretsiz erişime açması şart koşulmuştu. Bu politika, kamu kaynaklarıyla üretilen bilginin halka açık olması gerektiği ilkesine dayanıyordu. Ancak uygulamada, birçok yayıncı kuruluş açık erişimi sağlamak için yazarlardan makale işlem ücreti adı altında binlerce dolar talep ediyor. Bu ücretler, genellikle araştırma hibelerinden karşılanıyor ve dolayısıyla yine kamu fonları kullanılmış oluyor. SPARC ve benzeri savunuculuk grupları, bu durumun açık erişimin amacına aykırı olduğunu ve yayıncılara ekstra kâr sağladığını belirtiyor. Heather Joseph, yaptığı açıklamada, "Federal kamu erişim zorunlulukları, araştırmacıların çalışmalarını ücretsiz depolar aracılığıyla erişime açmasını sağlayacak şekilde yorumlanmalıdır. Makale işlem ücretleri, bu zorunlulukların yerine getirilmesi için tek yol değildir ve olmamalıdır." ifadelerini kullandı. Joseph, OMB'nin konuyu netleştirerek, ücretsiz depolama yönteminin (örneğin kurumsal depolar veya PubMed Central gibi kamuya açık arşivler) yeterli olduğunu resmen kabul etmesi gerektiğini söyledi.
OMB, halihazırda federal kurumların açık erişim politikalarını uygularken karşılaştıkları belirsizlikleri gidermek için yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir taslak kılavuzda, kurumların araştırmacıları ücretsiz depolama seçenekleri konusunda bilgilendirmesi gerektiği, ancak APC ödemelerinin de kabul edilebilir olduğu belirtilmişti. Bu belirsizlik, üniversiteler ve araştırma kurumları arasında kafa karışıklığına yol açtı. Bazı kurumlar, araştırmacılarının APC ödemelerini teşvik ederken, diğerleri bütçe kısıtlamaları nedeniyle ücretsiz depolamaya yönlendiriyor. SPARC, OMB'ye gönderdiği yorum mektubunda, açık erişim politikasının asıl hedefinin kamuya açık erişim olduğunu, bunun da APC ödemeksizin mümkün olduğunu vurguladı. Ayrıca, APC'lerin bilimsel iletişimde eşitsizliğe yol açtığı, az bütçeli kurumlardaki araştırmacıların yayın yapmakta zorlandığı belirtildi.
Küresel Boyut: Açık Erişimde Adalet ve Sürdürülebilirlik
ABD'deki bu tartışma, küresel açık erişim hareketini de yakından ilgilendiriyor. Avrupa'da Plan S gibi girişimler, 2021'den itibaren kamu fonlarıyla desteklenen araştırmaların açık erişimli olmasını zorunlu kılıyor. Ancak Plan S de APC'ler konusunda eleştiriliyor; çünkü açık erişim için ödenen ücretler, gelişmekte olan ülkelerdeki araştırmacılar için ciddi bir engel oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNESCO gibi kuruluşlar, açık erişimin adil ve sürdürülebilir olması gerektiğini savunuyor. ABD'nin atacağı adım, diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir. Eğer OMB, ücretsiz depolamanın yeterli olduğunu açıkça belirtirse, bu, yayıncıların APC dayatmalarını kırabilir ve açık erişimi gerçekten ücretsiz hale getirebilir. Aksi takdirde, kamu fonlarıyla finanse edilen araştırmaların yayınlanması için milyonlarca dolar ek ücret ödenmeye devam edilecek ve bu da bilimsel bilginin yayılmasını yavaşlatacaktır. SPARC'ın çabası, sadece ABD'de değil, tüm dünyada araştırma ekosistemini etkileyecek bir kararın eşiğinde olduğumuzu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki açık erişim tartışması, Türkiye'nin araştırma ve yayın politikalarını da yakından ilgilendiriyor. Türkiye'de TÜBİTAK ve YÖK gibi kurumlar, açık erişimi teşvik etmekle birlikte, araştırmacılar hâlâ uluslararası dergilerde yayın yapmak için yüksek APC ödemek zorunda kalıyor. Bu ücretler, genellikle kısıtlı proje bütçelerinden karşılanıyor ve genç araştırmacılar için ciddi bir engel oluşturuyor. Eğer ABD, ücretsiz depolama yöntemini güçlü şekilde desteklerse, Türkiye de benzer bir politikayı benimseyerek kamu kaynaklarını daha verimli kullanabilir. Ayrıca, açık erişimin yaygınlaşması, Türk bilim insanlarının çalışmalarına küresel erişimi artırarak ülkenin bilimsel görünürlüğüne katkı sağlar. Bu nedenle, OMB'nin kararı sadece ABD için değil, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de yol gösterici olacaktır.