Küresel danışmanlık devi Accenture, İran ile ABD arasında artan gerilim ve savaş riskinin iş dünyası üzerinde yarattığı belirsizlik nedeniyle 2020 mali yılı büyüme tahminini düşürmek zorunda kaldı. Şirketin hisseleri bu haberle birlikte yüzde 14 oranında değer kaybetti. Accenture'ın bu kararı, küresel ekonominin jeopolitik risklere ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha gözler önüne sererken, yatırımcıların risk iştahını da olumsuz etkiledi. Şirket, gelir beklentisini yüzde 3,5 ile yüzde 6 arasına indirirken, bu oran daha önce yüzde 5 ile yüzde 7 arasında belirlenmişti. Accenture CEO'su Julie Sweet, yaptığı açıklamada, “Jeopolitik ortamın belirsizliği, müşterilerimizin harcama kararlarını ertelemesine yol açıyor” dedi. Özellikle enerji ve savunma sektörlerindeki müşterilerinin projelerini askıya aldığını belirten Sweet, bu durumun şirketin büyüme hızını yavaşlattığını ifade etti. Analistler, İran savaşı senaryosunun sadece Accenture değil, tüm teknoloji ve danışmanlık sektörünü olumsuz etkileyeceği görüşünde birleşiyor. Accenture'ın bu hamlesi, küresel ekonominin Çin'deki koronavirüs salgını ve Brexit belirsizliğiyle zaten sarsıldığı bir döneme denk geldi.
Gelişmenin arka planı
Accenture, dünyanın en büyük danışmanlık şirketlerinden biri olarak, küresel ekonominin nabzını tutan önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Şirketin gelirinin büyük bir kısmı, ABD ve Avrupa merkezli büyük şirketlerin teknoloji dönüşümü ve dijitalleşme projelerinden geliyor. Ancak İran ile ABD arasında tırmanan gerilim, özellikle Ortadoğu'da faaliyet gösteren müşterilerinin yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor. Geçtiğimiz haftalarda ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'ne yönelik bir saldırı girişimi ve ardından yaşanan misillemeler, bölgedeki ticari faaliyetleri neredeyse durma noktasına getirdi. Accenture'ın Ortadoğu'daki birçok projesi, başta petrol ve gaz şirketleri olmak üzere, askıya alındı. Bu durum, şirketin mali hedeflerini tutturamamasına neden oldu. CEO Julie Sweet, konferans görüşmesinde “Müşterilerimiz, belirsizlik ortamında sermaye harcamalarını kısmaya başladı. Bu, sadece bizim için değil, tüm sektör için geçerli bir durum” dedi. Accenture'ın hisse senetlerindeki düşüş, teknoloji endekslerine de yansıdı ve Nasdaq'ın değer kaybetmesine yol açtı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran savaşı riski, sadece Accenture gibi danışmanlık şirketlerini değil, tüm küresel tedarik zincirlerini tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerinin güvenliği, enerji fiyatlarının yükselmesine neden olurken, bu durum enflasyonist baskıları artırıyor. Accenture'ın tahmin düşüşü, aslında küresel ekonominin içinde bulunduğu kırılganlığın bir yansıması. Uluslararası Para Fonu (IMF), yakın zamanda yayımladığı raporda, jeopolitik risklerin küresel büyümeyi 0,5 puan aşağı çekebileceği uyarısında bulunmuştu. Analistler, Accenture'ın bu hamlesinin ardından diğer büyük danışmanlık firmalarının da benzer revizyonlar yapabileceğini belirtiyor. Ayrıca, İran savaşı senaryosunun uzaması halinde, teknoloji şirketlerinin yanı sıra havayolları, otomotiv ve perakende sektörlerinin de olumsuz etkilenmesi bekleniyor. Küresel piyasalardaki bu tedirginlik, yatırımcıları güvenli liman varlıklarına yönlendiriyor; altın fiyatları son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, ABD tahvillerine talep artıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran savaşı riskinden en çok etkilenecek ülkelerin başında geliyor. İran ile komşu olan Türkiye, bu durumda ticaret ve enerji bağımlılığı açısından ciddi kayıplar yaşayabilir. Türkiye'nin doğal gaz ve petrol ihtiyacının önemli bir kısmını İran üzerinden karşılaması, olası bir savaşta enerji fiyatlarının daha da yükselmesine yol açabilir. Ayrıca, Türk şirketleri, Accenture gibi küresel danışmanlık firmalarından hizmet alan büyük holdinglerden oluşuyor. Bu şirketlerin projelerinin ertelenmesi veya iptal edilmesi, Türkiye'deki teknoloji yatırımlarının yavaşlamasına neden olabilir. Türkiye'nin ihracat yaptığı Ortadoğu pazarlarının daralması da ekonomiyi olumsuz etkileyecek bir diğer faktör. Bu nedenle, Türkiye'nin diplomatik yollarla İran ve ABD arasındaki gerilimi azaltmaya çalışması, kendi çıkarları için hayati önem taşıyor.