Avrupa Birliği'ne (AB) yön vermiş 29 eski lider, eski komisyon üyesi ve bakan, 18-19 Haziran'da toplanacak Avrupa Konseyi öncesinde ortak bir çağrı yayımladı. Eski liderler, 2028-2034 dönemini kapsayacak Çok Yıllı Mali Çerçeve'de (MFF) 'Küresel Avrupa' başlığı altında ayrılacak bütçenin önemine dikkat çekti. Bildiride, AB'nin jeopolitik açıdan giderek daha rekabetçi hale gelen bir dünyada kendi çıkarlarını koruyabilmesi ve küresel rolünü güçlendirebilmesi için bu bütçenin yeterli ve etkin kullanılması gerektiği vurgulanıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Bütçe Müzakereleri ve Küresel Avrupa
AB'nin yedi yıllık bütçe döngüsünde belirlediği MFF, birliğin uzun vadeli politika önceliklerini finanse ediyor. Mevcut çerçeve 2027'de sona erecek; yeni dönem için müzakereler ise yoğunlaşmış durumda. Eski liderlerin çağrısı, özellikle 'Küresel Avrupa' başlığı altında toplanan dış yardım, kalkınma işbirliği ve komşuluk politikalarına ayrılan kaynakların artırılmasına odaklanıyor. Bu başlık, aslında AB'nin dış politika araçlarının büyük bir kısmını kapsıyor: İnsani yardımdan barışı koruma misyonlarına, ticaret anlaşmalarından iklim değişikliğiyle mücadeleye kadar geniş bir yelpazeyi içeriyor.
İmzacılar arasında eski İtalya Başbakanı Enrico Letta, eski Finlandiya Başbakanı Alexander Stubb, eski Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini gibi tanınmış isimler yer alıyor. Ortak bildiri, AB'nin artan jeopolitik rekabet karşısında pasif kalmaması gerektiğini savunuyor. Özellikle Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi ile Rusya'nın etki alanı genişletme çabaları karşısında AB'nin daha aktif ve kaynaklı bir dış politika izlemesi gerektiği belirtiliyor.
Bildiride dikkat çeken bir diğer nokta ise bütçenin sadece miktar olarak değil, aynı zamanda esneklik ve hızlı hareket kabiliyeti açısından da güçlendirilmesi gerektiği. Krizlere anında müdahale edebilmek için bütçede yedek mekanizmaların oluşturulması, fonların kullanımında bürokrasinin azaltılması gibi öneriler de bulunuluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa'nın Stratejik Otonomi Arayışı
Bu çağrı, aslında AB'nin stratejik otonomi arayışının bir parçası. Son yıllarda Biden yönetiminin 'Amerika Önce' politikaları, Pandemi döneminde yaşanan tedarik zinciri krizleri ve Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa'nın kendi kapasitesini artırma isteğini körükledi. 'Küresel Avrupa' başlığı, tam da bu 'stratejik otonomi' hedefinin finansal ayağını oluşturuyor. AB, kendi güvenliğini sağlamak, enerji bağımlılığını azaltmak ve kalkınma işbirliğinde söz sahibi olmak için daha büyük bir bütçe talep ediyor.
Ancak bütçenin büyüklüğü konusunda üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları mevcut. Batı Avrupa ülkeleri genelde daha yüksek bütçeyi savunurken, 'tutumlu dört' olarak bilinen Hollanda, Avusturya, İsveç ve Danimarka gibi ülkeler daha sınırlı bir bütçe ve harcama disiplini istiyor. Bu gerilim, müzakerelerin çetin geçeceğine işaret ediyor.
Küresel ölçekte bu gelişme, yükselen güçlerin (Çin, Hindistan) ve ABD'nin dış yardım politikalarındaki değişimlerle birlikte okunmalı. AB, Afrika ve Latin Amerika gibi bölgelerde etkisini sürdürmek veya artırmak istiyorsa, rakiplerinden daha cazip ve hızlı yardım mekanizmaları geliştirmek zorunda. 'Küresel Avrupa' bütçesinin akıbeti, aslında AB'nin 21. yüzyıl dünya düzeninde nasıl bir oyuncu olacağını da belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından dolaylı ama önemli etkiler barındırıyor. AB'nin 'Küresel Avrupa' başlığı altında ayırdığı fonlar, Türkiye'nin de içinde bulunduğu komşuluk politikası ve genişleme sürecini de kapsıyor. Eğer bütçe artışı gerçekleşirse, bu durum Türkiye'ye yönelik mali yardımların (Katılım Öncesi Yardım Aracı - IPA fonları) ve göç anlaşması kapsamındaki kaynakların da artması anlamına gelebilir. Ayrıca, güçlü bir Küresel Avrupa, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefleriyle de uyumlu. Ancak, Türkiye-AB ilişkilerindeki siyasi tıkanıklıklar bu fonların kullanımını sınırlayabilir. Stratejik otonomi vurgusu ise Türkiye'nin kendi dış politikasını çeşitlendirme çabalarıyla (Asya, Afrika açılımı) rekabet mi yoksa işbirliği mi getireceği sorusunu akla getiriyor.