ABD Kongresi'nde Salı günü düzenlenen bir yuvarlak masa toplantısında konuşan tanıklar, Çin Halk Cumhuriyeti'nin teknolojik ilerlemesinin Amerika Birleşik Devletleri için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu ve Washington yönetiminin Pekin'in ivmesini yavaşlatmak için derhal harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Aksi takdirde ABD, Asya devinin gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya kalacak.
Gelişmenin arka planı
Kongre üyelerine hitap eden uzmanlar, Çin'in yapay zeka, kuantum bilişim, yarı iletkenler ve biyoteknoloji gibi kritik alanlarda kaydettiği hızlı ilerlemeye dikkat çekti. Tanıklar, ABD'nin bu alanlardaki yatırımlarını artırması ve Çin'e teknoloji transferini sınırlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Çin'in "Made in China 2025" stratejisi kapsamında yerli teknoloji şirketlerine sağladığı devlet desteklerinin ABD şirketleri için haksız rekabet yarattığı belirtildi.
Toplantıda konuşan eski bir Pentagon yetkilisi, Çin'in askeri modernizasyonunun büyük ölçüde teknolojik atılımlara dayandığını ve ABD'nin bu alandaki üstünlüğünü kaybetmesi halinde küresel güç dengesinin değişeceğini ifade etti. Yetkili, "Çin, yapay zeka ve otonom sistemlerde ABD'yi yakalamak üzere. Beş yıl içinde bu alanlarda öne geçebilirler" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-Çin teknoloji rekabeti, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerini ve uluslararası güvenlik mimarisini de etkiliyor. Çin'in 5G altyapısı, uydu iletişimi ve yarı iletken üretimindeki ilerlemesi, ABD'nin müttefikleriyle olan bağlarını da test ediyor. Avrupa Birliği ve Japonya gibi ülkeler, hem ABD hem de Çin ile teknoloji işbirliğini sürdürmeye çalışırken, Washington'un baskıları karşısında denge politikası izlemek zorunda kalıyor.
Uzmanlar, ABD'nin Çin'e karşı uyguladığı ihracat kontrolleri ve yaptırımların kısa vadede etkili olabileceğini, ancak uzun vadede Çin'in kendi teknolojisini geliştirmesini hızlandırabileceğini belirtiyor. Bu nedenle, ABD'nin kendi Ar-Ge yatırımlarını artırması ve müttefikleriyle ortak teknoloji standartları oluşturması gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin teknoloji rekabeti, Türkiye'nin dış politika ve savunma sanayii stratejilerini doğrudan etkilemektedir. Ankara, hem ABD ile NATO müttefiki olarak güvenlik işbirliğini sürdürmekte, hem de Çin ile ekonomik ve teknolojik bağlarını geliştirmektedir. Türkiye'nin 5G altyapısı, yapay zeka ve yarı iletken gibi alanlarda denge politikası izlemesi, her iki büyük gücün de baskısıyla karşılaşmasına neden olabilir. Türk savunma sanayii, özellikle SİHA ve elektronik harp sistemlerinde yabancı bağımlılığı azaltmak için yerli teknoloji geliştirmeye devam ederken, ABD-Çin rekabeti, kritik teknolojilere erişimde yeni kısıtlamalar getirebilir. Bu nedenle Türkiye'nin, teknolojik bağımsızlık hedefi doğrultusunda Ar-Ge yatırımlarını artırması ve çok yönlü işbirliği stratejileri geliştirmesi hayati önem taşımaktadır.