ABD ordusu, İran'a yönelik hava saldırılarının 11. gecesinde, daha önce hedef alınmayan eyaletleri vurarak operasyonun kapsamını genişletti. Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre, son saldırılar İran'ın merkezi ve doğu bölgelerindeki askeri tesislere odaklanırken, özellikle İsfahan ve Şiraz çevresindeki hedefler ilk kez bombalandı. ABD yetkilileri, saldırıların İran'ın nükleer programına ve bölgedeki vekil güçlere yönelik olduğunu belirtiyor. İran medyası ise saldırılarda sivil kayıplar yaşandığını iddia ederken, Tahran yönetimi misilleme tehdidinde bulunuyor.
Arka Plan ve Gerekçeler
ABD'nin İran'a yönelik hava saldırıları, geçtiğimiz ay bir ABD askeri üssüne düzenlenen insansız hava aracı saldırısının ardından başladı. Washington, bu saldırının İran destekli gruplar tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerek misilleme yapma kararı almıştı. İlk günlerde sadece İran'ın Irak sınırına yakın bölgeleri hedef alınırken, zamanla saldırılar ülkenin iç kesimlerine kaydırıldı. Uzmanlar, ABD'nin İran'ın füze ve nükleer altyapısını zayıflatmayı hedeflediğini, ancak bu yoğun saldırıların bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıdığını vurguluyor. İran, saldırılara karşılık olarak Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğini tehdit etmiş ve bölgedeki ABD müttefiklerine yönelik saldırılarını artırmıştır.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Saldırıların genişlemesi, Ortadoğu'da tansiyonu daha da yükseltirken, uluslararası toplumdan farklı tepkiler geliyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısı yaparken, Rusya ve Çin ABD'yi kınayarak İran'a destek mesajı verdi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri ise ABD'nin güvenlik garantilerine bağımlı olmakla birlikte, çatışmanın yayılmasından endişe duyuyor. Petrol fiyatları saldırıların başlamasından bu yana yüzde 15 yükselirken, küresel piyasalarda belirsizlik hakim. Uzmanlar, ABD'nin İran'a yönelik bu kadar kapsamlı bir askeri operasyonu uzun süre sürdürmesinin lojistik ve diplomatik maliyetlerine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran gerginliğinin doğrudan sınır komşusu olduğu için yakından takip ediyor. Artan saldırılar, İran'da istikrarsızlığı derinleştirirken, Türkiye'nin enerji ithalatında kritik öneme sahip İran doğalgaz sevkiyatını etkileyebilir. Ayrıca, çatışmaların Irak ve Suriye'ye sıçraması halinde Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir güvenlik tehdidi oluşabilir. Türkiye, hem ABD hem de İran ile diyaloğunu sürdürürken, bölgesel bir savaşın ekonomik ve insani maliyetlerinden kaçınmak için arabuluculuk çabalarını artırabilir.