ABD Savunma Bakanlığı, İran topraklarında 90 ayrı hedefe yönelik hava saldırısı düzenlendiğini açıkladı. Saldırıların, İran'ın bölgedeki milis güçlerine destek veren tesisleri hedef aldığı belirtildi. Pentagon Sözcüsü, operasyonun ABD'nin kendini savunma hakkı kapsamında gerçekleştirildiğini ifade etti. Saldırılarda onlarca askeri personelin hayatını kaybettiği bildirilirken, İran resmi makamlarından henüz net bir açıklama gelmedi. Öte yandan İran Devrim Muhafızları, Körfez'deki ABD üsleri ve çıkarlarına bağlı tesislere insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediklerini duyurdu. Saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'deki hedeflerin vurulduğu iddia ediliyor. Bölgesel güçler alarm durumuna geçerken, uluslararası toplum tansiyonun düşürülmesi çağrısı yapıyor.
Saldırıların arka planı ve detayları
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, operasyonun İran'ın bölgesel milis güçlerine lojistik ve askeri destek sağlayan tesisleri yok etmeyi amaçladığını söyledi. Saldırıların gece saatlerinde başladığı ve yaklaşık 30 dakika sürdüğü bildirildi. Kullanılan mühimmatların ağırlıklı olarak seyir füzeleri ve hassas güdümlü bombalar olduğu ifade edildi. Hedefler arasında İran'ın doğusundaki füze üsleri, batısındaki lojistik depoları ve askeri havaalanları yer alıyor.
İran tarafı ise misilleme olarak Basra Körfezi'ndeki ABD donanma üsleri ve müttefik ülkelere ait tesislere saldırı düzenledi. Özellikle Bahreyn'deki ABD Beşinci Filo karargahı ve BAE'deki El-Dhafra Hava Üssü'nün hedef alındığı belirtiliyor. Saldırılarda can kaybı olup olmadığı henüz netleşmezken, bölgedeki ticari gemilerin rotalarını değiştirdiği bildiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Orta Doğu'da yıllardır süregelen ABD-İran gerilimini yeni bir boyuta taşıdı. Son olarak İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis güçleri üzerindeki etkisi nedeniyle tırmanan kriz, artık doğrudan askeri çatışmaya dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar gibi Körfez ülkeleri tarafsızlık çağrısı yaparken, İsrail yüksek alarma geçti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrılırken, NATO ve Avrupa Birliği itidal çağrısında bulundu. Uzmanlar, bu saldırıların İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine yönelik bir ön adım olabileceği yorumunu yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran'a komşu olması hem de Körfez ülkeleriyle ticari ve diplomatik bağları nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Türkiye'nin İran ile doğalgaz ticareti ve sınır güvenliği konularındaki hassasiyeti göz önüne alındığında, gerilimin sürmesi enerji arzında kesintilere yol açabilir. Ayrıca Türkiye, ABD ile İran arasındaki diplomatik krizde arabuluculuk rolü üstlenme potansiyeli taşıyor. Bölgedeki askeri hareketlilik, Türkiye'nin İran sınırında güvenlik önlemlerini artırmasına neden olabilir.