ABD, değişen küresel dengeler ve yükselen rakipler karşısında en eski müttefiki Fransa ile ilişkilerini yeniden değerlendiriyor. Tarihsel bağlar, ortak güvenlik çıkarları ve ekonomik iş birliği, iki ülkeyi birbirine bağlayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Özellikle NATO, Hint-Pasifik stratejisi ve iklim değişikliği gibi konularda Fransa'nın rolü, Washington yönetimi için giderek daha kritik hale geliyor.
Gelişmenin arka planı: Köklü bir ittifakın yeniden keşfi
Fransa, 1778 yılında ABD'nin bağımsızlık savaşında Kıta Ordusu'na askeri destek sağlayarak resmen tanıdığı ilk ülke olma unvanını taşıyor. Bu tarihsel bağ, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nden bu yana iki ülke arasındaki ilişkilerin temelini oluşturuyor. Ancak son yıllarda, özellikle 2021'de AUKUS anlaşması ve Fransa'nın Avustralya ile yaptığı denizaltı sözleşmesinin iptali, ilişkilerde ciddi bir krize yol açmıştı. ABD Başkanı Joe Biden ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu krizi aşmak için bir dizi diplomatik adım attı.
Ukrayna savaşı, iki ülkenin güvenlik alanında iş birliğini yeniden canlandırdı. Fransa, NATO'nun Avrupa kanadında askeri kapasitesi ve nükleer caydırıcılığı ile kilit bir ortak haline geldi. ABD'nin Asya odaklı stratejisi, Avrupa'da daha güçlü bir Fransa'yı gerektiriyor. Ayrıca, Sahra Altı Afrika'da artan Çin etkisi ve Rusya'nın Wagner paralı asker grubu aracılığıyla nüfuz kazanma çabaları, Fransa'nın bölgedeki varlığını ABD için daha değerli kılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Stratejik iş birliğinin yeni alanları
Hint-Pasifik bölgesinde Fransa, denizaşırı toprakları (Fransız Polinezyası, Yeni Kaledonya, Réunion) sayesinde önemli bir askeri varlığa sahip. ABD, Çin'in artan askeri yayılmacılığına karşı Fransa ile ortak deniz tatbikatları ve istihbarat paylaşımını artırıyor. İklim değişikliğiyle mücadelede ise Fransa, Paris Anlaşması'nın ev sahibi olarak küresel liderlik rolü üstleniyor. Biden yönetimi, yeşil enerji dönüşümü ve karbon emisyonlarının azaltılması konularında Fransa'nın desteğini almayı hedefliyor.
Ticaret ve teknoloji alanında da iş birliği derinleşiyor. ABD ve Fransa, yapay zeka, kuantum bilişim ve uzay araştırmaları gibi alanlarda ortak projeler yürütüyor. Ancak dijital hizmet vergisi ve teknoloji şirketlerinin düzenlenmesi gibi konularda anlaşmazlıklar sürüyor. Yine de her iki taraf da ortak değerler ve demokratik ilkeler çerçevesinde iş birliğini güçlendirme kararlılığında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Fransa ittifakının güçlenmesi, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve Batı ittifakıyla ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Fransa, Doğu Akdeniz ve Libya gibi konularda Türkiye ile sık sık karşı karşıya gelmiş bir ülke. ABD'nin Fransa'ya daha fazla ağırlık vermesi, Ankara'nın Washington nezdindeki manevra alanını daraltabilir. Öte yandan, güçlü bir Fransız-ABD ortaklığı, NATO içinde Avrupa'nın sesini güçlendirirken, Türkiye'nin ittifak içindeki özerk politikalarını da sınırlayabilir. Bu nedenle, Türk dış politikasının transatlantik ilişkilerdeki bu yeni dengeyi dikkatle izlemesi ve kendi stratejik çıkarlarını koruyacak adımlar atması gerekiyor.