Amerika Birleşik Devletleri, 1776'da bağımsızlığını ilan edişinin 250. yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken, Kamu Din Araştırmaları Enstitüsü (PRRI) tarafından yapılan bir kamuoyu araştırması, vatandaşların sadece yarısının (%50) ülkeleriyle gurur duyduğunu ortaya koydu. Bu oran, on yıl önceki %70 seviyesinden belirgin bir düşüşü işaret ediyor. Gurur duygusundaki erozyon özellikle genç yetişkinler arasında çarpıcı: 18-34 yaş grubunda bu oran yalnızca %29. Araştırma, Amerikan kimliğine bağlılığın azaldığına ve ülkenin temel değerlerine olan güvenin sarsıldığına işaret ediyor.
Araştırmanın Detayları ve Gururdaki Düşüşün Nedenleri
PRRI'nin 2025 Amerikan Değerleri Anketi kapsamında gerçekleştirdiği araştırmaya göre, Amerikalıların sadece %50'si 'ülkeleriyle çok gurur duyduklarını' ifade ederken, %20'si 'biraz gurur duyduğunu', %13'ü ise 'hiç gurur duymadığını' belirtti. Geri kalanlar kararsız veya nötr kaldı. Gurur seviyesindeki bu düşüş, 2014 yılında kaydedilen %70'lik orana kıyasla %20 puanlık bir azalmayı temsil ediyor. Gurur duygusundaki en sert düşüş, son on yılda %73'ten %29'a gerileyen genç yetişkinler (18-34 yaş) arasında görüldü. Buna karşılık, 65 yaş üstü Amerikalıların %80'i hâlâ ülkeleriyle gurur duyuyor. Araştırmada, gururun azalması, siyasi kutuplaşma, ekonomik eşitsizlikler, ırksal adaletsizlik algıları ve uluslararası alanda itibar kaybı gibi faktörlerle ilişkilendirildi. Ankete katılanların %45'i ülkenin birlik duygusunu kaybettiğini düşündüğünü belirtirken, bu oran 2019'da %32'ydi.
Parti bazında bakıldığında, Cumhuriyetçilerin %76'sı gurur duyduğunu söylerken, Demokratlarda bu oran %34'e düşüyor. Bağımsız seçmenler arasında gurur oranı %44. Dini bağlılık da gurur düzeylerini etkiliyor: Beyaz Evanjelik Protestanların %81'i gurur duyarken, dini olmayanların sadece %28'i aynı duyguyu paylaşıyor. Etnik köken temelinde ise beyazların %56'sı, siyahların %39'u, Hispaniklerin %47'si ve Asyalıların %53'ü ülkeyle gurur duyduğunu ifade ediyor.
250. Yıl ve Amerikan Kimliğinin Geleceği
ABD, 4 Temmuz 2026'da Bağımsızlık Bildirgesi'nin 250. yıl dönümünü büyük törenlerle kutlamaya hazırlanıyor. Ancak araştırma, kutlama hazırlıklarının gölgesinde, Amerikan kimliğinin ve ulusal gururun ciddi bir sarsıntı geçirdiğini gösteriyor. Uzmanlar, özellikle genç kuşaklar arasında vatanseverlik duygusunun yerini daha evrensel değerlerin almaya başladığını belirtiyor. PRRI CEO'su Melissa Deckman, 'Genç Amerikalılar, eşitlik, adalet ve demokrasi gibi ideallere bağlı kalırken, bu ideallerin ülkeleri tarafından yeterince hayata geçirilmediğini düşünüyor. Bu da gurur duygusunu aşındırıyor' dedi. Araştırma ayrıca, Amerikan rüyasına olan inancın da zayıfladığını ortaya koydu: 18-29 yaş arasındakilerin sadece %29'u, sıkı çalışma ile başarıya ulaşılabileceğine inanıyor. Bu oran 65 yaş üstünde %61.
Küresel Bağlamda Gurur Karnesi
Dünya genelinde ulusal gurur araştırmaları, ABD'nin bu alandaki puanının diğer gelişmiş demokrasilerle karşılaştırıldığında düşük olduğunu gösteriyor. Gallup'un 2024 verilerine göre, Avustralya'da %65, Kanada'da %60, Almanya'da %55 olan ulusal gurur oranları, ABD'nin %50'sinin üzerinde seyrediyor. Buna karşılık, yükselen ekonomilerde (Hindistan %75, Vietnam %90) bu oranlar çok daha yüksek. Uzmanlar, ABD'deki gurur düşüşünün, ülkenin iç siyasi çatışmalarının yanı sıra, Çin'in yükselişi ve uluslararası itibar kaybı gibi küresel faktörlerle de bağlantılı olduğunu vurguluyor. Yarı başkanlık seçimlerinin ardından artan kutuplaşma, federal kurumlara olan güveni de sarsmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ulusal gurur erozyonu, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD'nin iç siyasi istikrarsızlığı ve küresel liderlik rolündeki zayıflama, Ankara'nın dış politika hesaplamalarını etkileyebilir. ABD'nin NATO içindeki taahhütleri ve Filistin, Ukrayna gibi krizlerdeki tutumu, Amerikan kamuoyunun ruh haline bağlı olarak değişebilir. Ayrıca, genç nesiller arasında ulusal gururun düşük olması, uzun vadede ABD'nin yumuşak gücünü azaltabilir; bu da Türkiye gibi bölgesel aktörlerin daha bağımsız hareket alanı bulmasına yol açabilir. Kısacası, ABD'nin kimlik bunalımı, çok kutuplu dünyada Türkiye'nin elini güçlendirebilecek bir faktör olarak okunabilir.